iş hayatında yarışYapılan her şey hem zihin hem de bedenle ilgilidir. Bedenin üst düzey performans sağlayabilmesi sürecine, bilinçli ve bilinçdışı faktörleriyle zihin de dahildir. Bizim görünürde fiziksel olan her türlü başarıda kişinin başarısında büyük oranda zihinsel becerilerine, tutumuna ve kendine olan başarısına bağlıdır. Fiziksel kondüsyon sadece zihinsel beceri ve vasıfların temelini oluşturmakla görevlendirilmiştir. Asıl bizim fark yaratmamızı sağlayan ise zihinsel çabamızdır. Eli ayağına dolaşan beceriksiz biri olmakta, elimizden gelenin en iyisini yapıp işe yoğunlaşabilmekte bu zihinsel olarak hakimiyetimizle ilgilidir.

Ünlü futbolcular, taklit edilebilir fiziksel yetenek ya da teknik becerilerinden çokhayal güçleri, hünerleri, “deha’larıyla tanınırla. Boks bile hayal gücü, tavır, özgüven gibi daha çok kafamızın içinde olanlarla ilgilidir. Zihin halimiz, kendimizi fiziksel olarak geliştirmemiz gerektiğine mi, yoksa temel beceri eğitimine mi adayacağımızı etkilemektedir. Sonrası zihinle bedenimizin ortaklığına bağlıdır..

labirentKişisel gelişim alanındaki uzmanlar gibi “işi doğru yapmaktan çok, doğru işi yapmanın” ön plana çıkartılmasıyla zihinde olup bitenlerin önemini vurgular.İş dünyasında başarı kazanmış liderleri incelediğimizde sezginin ve 6. hissin önemini vurgular. İşi temelinden etkileyen gerçek sonuçları kendi iç görülerine dayandırırlar. Beyninizi, en azından yaratıcı kısmını evde bırakırsanız iş yerinde üstün performans gösteremezsiniz. Zihinsel güçlerinizden yararlanmadıkça hiçbir alanda mükemmel olamazsınız. Önemli olan bu tanımladığımız düşünce gücü, tavırlarınız, duygularınızdan oluşan sahip olduğunuz zihinsel kaynakları doğru yönetirseniz bilgilerinizi performansa dönüştürebilirsiniz. Düşünmek, yapmak haline gelir ve yapmak, başarıyı getirir.