Küreselleşme bir ülkenin tüm yapısına etki edecek bütünsel bir etkidir. Küreselleşme bir ülke içindeki tüm yapılara etki ederek onların formları üzerinden dönüşme haline neden olur. Kurum kültürü de büyüme, öğrenme, yenilikçilik, işbirliği, uzlaşma, çözüm kültürü gibi birçok alt kültür barındırır. İşletmeler yeni yerlerde yatırımlarda bulunmadan önce bu alt kültürlere nasıl etki edebileceklerini önceden tasarlayabilmek için araştırma yapmaları tavsiye edilir.

Aslında küreselleşme sürecinde iki farklı düşünce kendini gösterir. Küreselleşme global anlamda dünya üzerindeki kültürleri tektipleştirip bir kültür olma yoluna mı gitmektedir yoksa tek başlarına küresel anlamda var olmalarına olanak mı sağlamaktadır. Kültürlerin homojenlenmesi, uluslararası iş görüşmelerinin ürünün dışında kalan nedenlerden dolayı başarısızlığa uğramasını önlemesinden dolayı önem arz etmektedir. Özellikle Türk iş kültürüne has olan iş hayatındaki masculine tavır, negatif geri bildirim kabul etmeme, proaktif ve objektif davranış eksikliği, özgüven eksikliği ve dış kontrol gereği uyum gerektiren süreçlerde başarıyı zorlaştırıcı bir etkiye sahip olmaktadır.

İşletmeler bu küreselleşme sürecinde aslında, kendi özgün kültürleriyle kendi iş felsefelerini, tavırlarını geliştirebilirler, bunun günümüzdeki en başarılı temsilcisi , son 30 yılda Japon Kültürünü, farklı kültürleri inceleyerek başarlı bir sentezle kendi kültür potasında eritmiş ortaya da Toyota Kültürü çıkmıştır.

Yönetim kültürün etkisinden birebir etkilenmektedir. İşletme yönetimi farklı toplum ve çevrelerde değişiklik göstermektedir.

74Hofstede’in bu alanda yaptığı çalışmalara bir göz atacak olursak kendisi 5 kültür boyutu çalışması ile kültür analizi yapmıştır.

  • Güç Mesafesi: Bir örgütte astların üstlerin emirlerini yerine getirirken nasıl davrandıklarıyla yakından ilgilidir. Sosyo-ekonomik düzeyi yüksek ülkelerde güç mesafesi düşük, daha yüksek bireysel davranış gözlemlenirken , sosyo-ekonomik düzeyi düşük ülkelerde güç mesafesi yüksektir ve kollektivist yaklaşım sergilenir.

Danimarka, İsrail, Avustrya gibi ülkelerin aksine Türkiye Güç mesafesinin yüksek olduğu bir ülkedir, özellikle gelir dağılımının adaletsiz olması durumu göz önüne alındığında bu rahatlıkla söylenebilir.

  • Belirsizlikten Kaçınma: Kültürlerin özelliklerine bağlı olarak bireylerin belirsiz durum ve koşullar karşısında davranışlarında farklılık tespit edilmektedir. Türk toplumunda belirsizlikten kaçınma oranı yüksek düzeydedir. Stresi tetikleyen bu durumlarda güven isteğinden kaynaklı olarak hatayı kabullenememe, başkalarını suçlama gibi davranışlar yaygınlık göstermektedir. Ülkemizdeki nitelikli, yaratıcı düşünme kabiliyetine sahip, full enerji dolu, birçok alanda deneyimli ve nitelikli olan bireylerin hala daha kamu kurularına yönelmesi bunun en belirgin örneklerindendir.