toplantıDurumu belirttikten sonra tabi ki çözüm önerileri de beraberinde açıklamak gerekir. Aslında bu çözüm önerilerini size düşündürmek daha keyifli olabilir!.. Çalışanlar aslında nasıl mutlu olur? ..

  • Çalışmak istediğiniz bir iş ortamı hayal edelim! (Mekansal olarak)

  • Özel günlerde sürekli etkinlikler düzenlenmesi!

  • Performansınızı ölçen hedefe dayalı sizin sürekli eğitiminize gelişmenize yatırım yapılması!

  • Sürekli yarışma ve etkinliklerle çalışanlar arasında bir bağ kurmak ve yetenek ölçülmesi ,

  • Özel günlerinizde hatırlanması,

  • Sizinle sürekli iletişimde bulunan ve dinleyen üst yöneticilerin bulunması,

  • İşlerinizin yetkinlik ve sorumluluk sınırları içerisinde insiyatif verilmesi,

  • Varlığınızın kıymetini bilen, sizin eleştirileriniz ve geri bildirimlerinize cevapa veren bir yönetim

gelecek algısıBunlar çalışanları mutlu edecek özelliklerdir. Bunların hepsi iletişime ve çalışan psikolojisine dayanan insan kaynaklarının yönettiği süreçler içerisinde yer almaktadır. Şirket çalışan, büyüyen, öğrenen, uyarlayan, gelişen, canlı organizmalardır. Kaynağı da insandır. Bu nedenle örgütlerin sıradan düzenli etkinliklere, dinamik küresel anlamda rekabet edecek düzeyde etkin karar almalarını sağlayacak yeteneklerin bütünü ve bunları ortaya çıkarmayı sağlayan örgütsel zeka da çok önemlidir.

İşletmeler küreselleşen bir çevrede, çeşitlilik, karmaşıklık, uzmanlığa dayalı bir işbirliği, artan beklentileri karşılama zorunluluğu bulunmaktadır. İşletmeler ilkönce kendi işe aldıkları muhteşem bir zenginlik olan beyin gücünden faydalanabilmelidirler. Aksi takdirde entropi artmakta ve şirkete maliyeti büyük olmaktadır.

enformasyon çağıAslında çalışan bireyler stratejik vizyon, paylaşılan gelecek algısı, değişim istekliliği, gönüllüğü, zamana uygun düzenlemeleri, bilginin etkin ve yerinde kullanılması, varlıklarının hissettirilmesi, kendilerine eğitim ve davranış anlamında güncellemek istemektedirler.

Enformasyon çağında yaşıyoruz ve bilginin akış düzeni hiyerarşik yapıya göre değildir. Yönetim her zaman açık iletişimden yana olmalı, ve çalışanlar ortak olarak oluşturdukları sinerjiyle ve beyin fırtınalarıyla yeni ve büyük gelişmelerin mimarı olabilmektedir.

Günümüzde tamamıyla esneklik ön plana gelmiş bulunmaktadır. Artık rutin ve tekdüze işleyişten çok uzak olan bir yönetim şekli mevcuttur. Buna izin veren aykırı seslerin dinlendiği, fikri olanların önemsendiği örgütler değişime ön ayak olmaktadır. Kendini bilen, bilgisine güvenen, fikrinin değerlendireceğine inanan çalışanların bulunduğu şirketler kendini daha çabuk göstermekte ve yeni çağın yönetim modeline uygun yönetim anlayışına sahip olduğu için saygı duyulmaktadır.

Unutmayın ki! Gerçekten söyleyecek sözleriniz varsa, ya da yeni fikirler arkasında durun!. Her zaman mevcutta kötü giden bir düzeni yıktıktan sonra tekrar düzen kuracak kadar güçlü fikirleriniz varsa bunun mutlak takipçileri olacaktır çevrenizde. Bu fikirler bazen başkaları tarafından önceden düşünülmüştür ama uygulamaya geçirmek için ya zamanları, ya fırsatları, ya da özgüvenleri yoktur.

Peki ya sizin var mı!