sağ duyuAnlam verme: Her olumlu gelişen olayın arkasında birilerinin iyi niyetinin, hoşlanmadığımız her olayın karşısında da birilerinin kötü niyetinin olduğunu “düşünebiliriz”. Sürekli bir anlam verme dürtüsü vardır peşimizde mantığımıza anlatmaya çalışırız her daim. Bir durumun bilinçli bir eylemin sonucu olmadığını kabul etmek zordur. Sosyolojinin bu kişiselleştirilmeye çalışılan dünya görüşüne karşı bir dik duruşu vardır. Biz farkına varmadan sosyolojik olarak düşünürken insanlığın devinimsel halini, sosyoloji davranışlarımızın o arkasında yatan gerçeklikleri, yani insanların karşılıklı bağımlılığının çok katlı ve grift ağlarını çözümleyerek anlamlandırmaya çalışır.

Bilmedikleştirme: Sosyoloji “sakinler” içerisinde herkesin yanıtlamaktan çekindiği, sorulduğunu bile hatırlamadığı sorular sorar, yani o rahat, huzurlu, sessiz hayat tarzınızı bozar. Bildik olanı bilmedikleştirir. Sizin bütün sorgulardan uzak olarak yaşadığınız tekdüze hayatı alır masaya yatırır. Bunu neden yapar? Bireyin hayatını daha bilinçli, daha kavrayışlı ve belki de daha özgür ve denetimli yaşamasının ve imkanlarının önünü açmak için…

sağduyu 2Burada çokta –“izm” ve “-ji” takıları alan akademik anlamda konuşmalara dalmamak gerektiğini düşünüyorum. Zaten hayatın içinden, hatta “ta kendisinden” bahsediyoruz. Sağduyu’nun zaten temeldeki karşıtıdır; duyarlılık... Sosyolojik bakış açısı; bu tür esnek bir bakış bize baskılarla dolu olan ve zorunluluk yüküyle yol aldığımız dünyanın aslında faklı bir dünya olabilmesi için olanaklar sunar. Aslında bize özgürlükler sunmak için vardır. Sosyolojik düşünebilmek ve bunu eyleme döküp yaşayabilmek; daha az manipüle edilmeyi, baskı ve dayatmalara karşı yıkılmaz olmayı, sabitlenmeye karşı direnmeyi gösterir. Bütün bu bakış açısına sahip olduğumuzda “öteki” insanların bizimle aynı engellerle karşılaştıklarını, hayal kırıklıklarının ve buruklulukların “insanlar” için olduğunu, dolayısıyla “onların” da “bizim” kadar yaşadıklarını fark edebiliriz. Eğer bu sonuca ulaşırsak ta, özgürlük anlayışı ortak olarak algılanacak güçlenecektir. Bu anlamlandırma sürecinin hiçbir zaman asla sonu olmayacaktır, bu nedenle siz süreç içinde çok şey kazanmaya bakın!

Aslında buraya kadar olan şu yazıları okuduğunuzda sosyoloji bizim normalde yaşadığınız süreci incelediği için sizin zaten bir gün muhakkak düşünmüş olduklarınızdır. Olaylar, bu dört ana tema da daha bilinçli olarak değerlendirilirse sağduyulu davranmış oluruz. Aslında toplumun her kesiminde ve her mekanında yaşayan bireylerin burada anlatılanlardan yola çıkıp neye ihtiyacı olduğunu sorguladığımızda hemen anlayabiliyoruz!..

Biraz sağduyu!..