Son zamanlarda yaşanan sosyo-politik nedenlerden ve ekonomik olarak yaşadığımız (FED’in kararı) olaylardan dolayı şirketler kendi bütçelerindeki dalgalandırmayı durdurmak için önlemler almaya başlamıştır. Ceo Club üyesi 139 lider arasında yapılan araştırma sonucuna göre CEO’ların %61.2’si “yatırım erteleme” planı yaptığını ortaya koymaktadır. Ertelenecek yatırımlar arasında da ilk sırayı %16 oranla İnsan Kaynağı yer almaktadır. Erteleme sürelerini ise bilmeyenlerin oranı ise %31,1 dir. (Capital Sayı: 2014 /2 )

gölge insanlar

Bu araştırma çok dikkatimi çektiği için sizinle paylaşmak istedim. Ayrıca Capital Dergisini böyle bir ayrıntının ön plana çıkmasını sağladığı için de tebrik ederim. Kriz zamanlarında ilk vazgeçilenin çalışana yatırım olarak görülmesi zaten bilinen bir gerçektir. Bu birçok üst düzey yönetici tarafından bilinir. Ama pek azı sadece insana yatırım yaparak fark yaratmayı düşünebilir. Aslında aksine işverenin marka olarak ön plana çıkmasında değerlendirmek için doğru bir zamandır. Şirketlerin en büyük görmezden geldiği nokta; yatırım yapıldığında sıkıntıya gireceklerini düşündükleri insan kaynağına yatırımın aslında krizi leyhlerine çevirecek ve başarıyla yönetmelerini sağlayacak ana etmen olmasıdır.

Doğru şekilde insan kaynağını yönetmek profesyonellik gerektirir. Ne kadar büyük bir şirket olursanız ve kurumsal olursanız olun, çalışanları kriz yönetiminde aldığınız kararlarla kendinize bağlarsınız. Üst düzey yetkinliklere sahip olan çalışanların sizin şirketinize gönülden bağlanmalarını sağlamayı ve krizden çıktıktan sonrada sizin yanınızda olmasını istiyorsanız. Kriz yönetim prosedürü hazırlamanız ve çizelge oluşturmanız gerekmektedir.

Şimdi birlikte empati kuralım! Siz bir şirkette sadece çalışan olarak bulunsaydınız bulunduğunuz şirketten ne beklerdiniz?

çalışanlar arası dayanışmaYaşadığımız dönemde çalışanlar sadece maaş ile mutlu olmuyorlar, her krizde İlk vazgeçilen ben mi olucam! düşüncesinden uzakta olabilecekleri bir ortam isterler. Kariyer hedefleri için hayaller kurarlar ve ona ulaşma düşüncesiyle şirkette devamlılığını sağlanmasını ve huzurlu bir ortamı beklerler. Çalışanlar geleceklerini görmek isterler. Olumsuz bir yönetim anlayışında ise ilk yapacakları şey diğer şirketlerin çalışana verdikleri değerle sizi kıyaslamalarıdır. Firmalar çalışanların düşüncelerinde bu şekilde bir boşluk bırakmamalıdır. Çünkü bu kıyaslamadan bir ya da en kötü iki kere geçersiniz ondan sonra ise çalışanın zihninde kötü bir şekilde kodlanırsınız. İlk fırsatta ise sizinle birlikte yola devam etmekten vazgeçerler. Sizin şirketinizdeki kariyer hedeflerini, olumsuz bir yönetim anlayışına sahipseniz bitirirsiniz!.

Bu kriz anlarını fırsata dönüştüren firmalar ise, bunu bir süreç olarak önceden tanımlamış olup bu zamanlarda çalışanlara güven aşılamaktadırlar.

Siz bunlardan hangisisiniz?

İnsana yatırımdan vazgeçmeyenlerden mi ?

İlk vazgeçecek olarak “insan”ı görenlerden mi ?

Bu süreci yönetecek olan İnsan Kaynakları Yöneticilerine ve İşveren Marka Yönetmenlerine, şirkette insanı ciddi bir faktör olarak görüp kriz anları için uygulanacak planlar hazırlanması açısından çok iş düştüğüne inanıyorum…