Sonraki ezber bozan konuşmacı Adam Kahane “Aşk, iktidar ve değişime dair” ile bizlerleydi. ”Sevgisiz güçten ve kansız sevgiden kaçmalıyız. Gücün ve sevginin yapıcı ve yıkıcı tarafları var. Çağımızda yaşanan sorunların temel kaynağı gücü sevgisiz, sevgiyi de güçsüz kullanmaya çalışmak mı? İkisini dengelemenin bir yolu yok mu? Sevgini üretici tarafı gücün yapıcı tarafı öne çıkmalı. Sevgisiz yıkıcı güç zarar veriyor. Gücü ve sevgiyi beraber kullanmak için; farkındalık –zayıf tarafımızı güçlendirmek. Bu nedenle önce kendi içimizde gücü ve sevgiyi fark edelim, ikisinin de önemine inanalım, bizde hangisi zayıfsa onu geliştirmeye başlayalım. Gücüyle öne çıkan insanların sevgisini, sevgisiyle öne çıkanların gücünü arttırması gerekiyor. Güçlü bir dürtünüz varsa onu zayıflatmak değil, zayıf bir dürtünüz varsa onu güçlendirmeliyiz.”

PROVAKATİK

Ezber bozanlardan sahnede “Liderliğin Yeni Psikolojisi” ile Alex Haslam yer aldı. ProvakatİK duruşlu sözleri ise şöyleydi: “Liderlik sadece liderlerle ilgili birşey değil takipçilerle de ilgilidir. Liderlikte önemli olan başkasından güçlü olmak değildir, etki önemlidir. Liderlerin en önemsiz kelimesi “ben” dir, en önemli kelimesi ise “biz”dir. We instead of Me. Eski modelde esnek olmayan ve bireysel süreçler yer alıyordu. Eski ile yeniyi irdelersek perspektif eksikliğini fark edebiliriz. Liderlik grup üyelerini grubun hedeflerinin başarıya katkıda sağlayacak şekilde etkilemektir. Bize farklı ve pozitif kimlik kazandıran liderler bizi ilgilendirir. Paylaşımlarımız olduğu için kendi liderlerimizden etkileniyoruz başkalarından değil. Liderlik kimlikler üzerine durup düşünmekle ilgilidir.

PROVAKATİK 2

Nigel Nicholson Liderliğin “Benliği”: Görmek olmak ve yapmak için stratejiler konu başlığıyla bizlerleydi. “Sizi değiştirebilecek tek kişi kendinizsiniz!. Onları değiştirmeye çalışmaktansa tek işe yarayacak şey insanlara farklı bir vizyon vermektir. Yöneticiler neden başarısız olurlar, çünkü büyük egoları nedeniyle… Liderlik insanların limitli dünyanın dışına çıkmasını sağlamaktır. Liderlik yapamayacağı konularda başkalarıyla işbirliği yapabilme becerisidir. Bunun içinde kendimize ait bilgi ve özdisipline sahip olmamız gerekiyor. Liderlik risk almaktır, yaptıkları işler onların işlerinin sonlanmasına neden olacaksa da doğru bildiklerini söylemesi gerekir. Gelecekte Vizyon olası değer teklifi olacak!(Possible Future Value Preposition” Kendimize bir sormamız gerkiyor neden buradayız, bizim hayattaki amacımız nedir? Zekanızı değişimi yaratmak için kullanın, güçlü bir kültür oluşturun hepimiz birimiz için, birimiz hepimiz için! Psikolojik düşünün patronlarınızın “içine girin” sorular sorun insanları anlamaya yönelik dinleyin!...”

Haridimos Tsoukas: “İdareci değil, insan olmak!: Otorite mi ilişki mi!” Toplantılar hep insanların enerjilerini emer. İnsanları ilişki açısından değerlendirirseniz çok daha fazla verim alırsınız!. Ben bu ekip için ne yapabilirim asıl sorununuz bu olmalı! Ben merkezli değil başkası merkezli olun. Arkaplanı görebilmeliyiz, bütünün bakış açısıyla görebilmeliyiz. Alıştığınız düşünme şeklini arkaya alın, gerçek sorun insanlarla nasıl ilişki kurabilirsiniz? Kendinizi sorundan bağımsız görmemelisiniz her biriniz bu ilişkinin parçasıyız. Yeteri kadar duyarlı olursanız yeni fırsatlar bulabilirsiniz!.

Başarılı moderatör Sayın Alper Utku’ nun konuşmacılara sorduğu soru çok ilginçti!. Size neden inanmalıyız!.

PROVAKATİK 3PROVAKATİK 4

Cevaplar iddialıydı… Söylemlerimiz akademik ve bilimsel çalışmalara dayanıyor, Tek bir gerçek yok söylediklerimizi deneyin başarılı olursanız bize güvenin!.

Sonra genel oturumda bir panel düzenlendi konusu ise Türkiye’de İş Yaşamında Kadınların Varlığı” idi.

PROVAKATİK 5

Öne çıkan noktalar ise şu şekildeydi: Kadın ve erkek bir cinsiyet konusu değil bir renkliliktir. Dişil bakış açısı: Bütünü görmek, diğerlerini düşünmek, öngörmek, kalite odaklı, yaratıcı yönler ön plandayken; Eril bakış açısı: performans, hız, sonuç odaklı yönleriyle ön plana çıkar. Bu iki bakış açısı da bir birey içinde dengeli olmalı.

Melsa Ararat somut verilerle ve sayılarla bizlerleydi, “Türkiye’nin en başarılı şirketlerini yöneten kadın sayısı 270, 270’in yarısı ailelerle kan bağı ile bağlı, yani aile şirketi olduğu için oradalar. 130 kişi ise asıl başarıya ulaşanlar.. Bunlardan 70 kadarı executive, 24’ü bağımsız kadın direktörü, geri kalanı ise ailenin temsilcisi olan kadınlar.” Şirket yönetim kurulunda en az bir kadın yönetici olması gerekir. Bunun yükselmesi için zorlayıcı bir etken olmalı kota olmalı STK’lar bu durumu desteklemeli!. Kadınlar geleneksel değil, paydaşları daha çok düşünüyor, daha çok soru soruyor, dakikler yenilikçiler. Ama mentörler erkek olmalı!!!..”

Didem Gürcüoğlu Tekay cinsiyet körlüğü diye bir kavram getirdi ve bunu açıklama başladı. Konuşmaları sosyolojik analizler içeriyordu. Birçok kişinin gözlemlediği ama unutup geçtiği gerçekler vardı. Toplumda eşit sayıdayız ama işe giriş anından itibaren daha az kazanıyorlar. Erkekler başarılı olunca seviliyor, kadınlar başarılı olunca sövülüyor, diğer sorumlulukları sorgulanıyor!. Kadınlarda başarılı olmanın bedeli sevilmemek. Kariyer için düşünüldüğün de erkek bu işi potansiyel olarak yapabilir mi diye düşünülürken, kadın bu işi daha önce yapmış mı diye referans sorgulanıyor. Kadın az sayıda olunca katkısı sorgulanıyor. Erkekler çok olunca doğal karşılanıyor. Başarı için kadın ve erkeklerin daha çok bir arada olduğu karar masalarına ihtiyaç var!”

Muzaffer Akpınar: “Bizim eril ve dişil enerjilerin tamamına ihtiyacımız var, ortak vicdana, ortak akla, ulaşmak gerekir.!”

Deniz Uzunçarşılıoğlu: (Eczacıbaşında) Toplumsal sürdürülebilirlik konusundaki çalışmalarıyla bizlerleydi, 2 eşit adaydan biri seçilecekse bayanı seçtiklerini söylediler.

PROVAKATİK 6

Hande Yaşargil: Ezber bozan birkaç vurgu yaptı farkındalığımıza seslendi: üzerinde durdukları ise “androjen olmak, sisterhood, rakip değiliz kızkardeşiz!,” Birde gözlem paylaştı: “Erkekler küçükken dışarıda oyunlarda performansı, gücü, kazanmayı öğrenirken, kız çocukları evde, ilişki öğreniyor. !