Zirveye dair tüm konuşmacıların söylemlerini bu yazı dizisinde itinayla sizinle paylaşmaya çalıştım. Konuşmacıların, önem verdikleri noktaları, yapılan vurguları, üzerinde durulan konuların bazen tekrar edilmiş olsa bile sizinle paylaştım. Ben “bilgi’yi” paylaşmaya çok önem veriyorum. Bilgi çağında da bu şekilde bir yaklaşım tarzını herkese öneriyorum.

11. Liderlik Zirvesi sosyal medyayı çok iyi kullandı, sadece konuşmacı ve katılımcılara ulaşmak değil de var olunabilecek her platformda kendini gösterdi. Facebook üzerinden sloganı için yarışma düzenledi, Twitter’da bunları paylaştı, ayrıca # liderlikzirvesi ile bilgilerin akışını yönetti, diğer sitelerde de zirve sırasında bu şekilde varoldu.

Bu zirvede başarı sahipleri ve alanında ses getiren öncü isimler yer aldı. Aslında başarılı olmanın yolunun tek olduğunu vurguladılar; her zorluğa karşı ayakta durabilmek. Kadın ve erkeklerde başarı oranları istatistiki olarak vurgulandı. Kadın başarısının nerdeyse artık yakın zamanda kadın ayrım yapılmadan tek bir cümlede anlatılabilecek kadar büyük bir ivme kazandığı anlatıldı. Küresel anlamda konuşuldu, konular sadece Türkiye değildi, ya da başarılar sadece kişisel… Topluma fayda sağlama, sürdürülebilirlik, dijital medya, insan kaynakları, kurumsal girişimcilik, kendimiz olarak gördüğümüz rakip konuşuldu. Bunlar bu zirvenin akılda kalan vurgularıydı. Çünkü artık gündem değişti. Aynı şeyler tekrarlanmıyor.

Bu zirvede başka değerli konuşmacılarda vardı, ama sizinle onların söylemlerini paylaşmadım. Çünkü marka ve ürün tanıtımından başka vizyonu olmayanlardan varolan bilgilerden öteye geçemeyenlerden bir şey öğrenemedim! Liderlik zirvesi, vizyon paylaşmak için, tavsiye vermek için, başarı sırları anlatmak ve bunun gençlerle buluşması için çok iyi şekilde düzenlenmiş bir platform. Ama hala daha beni düşündüren firmalar var.

Bu zirvede Demet Sabancı Çetindoğan yeni bir oluşumdan bahsetti; “kurumsal girişimcilik” Bu yeni bir departman olarak var olacak olan geleceğe işaret eden bir konuşmaydı. Yeni ve parlak fikirlere kurum tarafında destek verilen bir yaklaşım tarzı olarak Y kuşağının çalışmalarını destekleyecek bir çalışma olduğu apaçık.

Birçok konuşmacı sürdürülebilir projelerden bahsetti; müşterilerin değişen algı düzeylerinden, baklentilerinden bu şekilde bir sonuç çıkardıkları için yatırımlarını buna yönelttiklerinden bahsetti.

Y kuşağı üzerinde farklı bir şekilde duruldu, Bizden önceki kuşak “rekabetçi” özellikleriyle bilinen X kuşağıydı. Başkalarıyla kıyaslayarak gelişti. Ama şimdi “yaratıcılık” ile öne çıkan farklı bir çağdayız ismi de “why” yani “Y”. Bu nedenle kendinizi başkalarıyla kıyaslayan değil tek rakibi kendisi olan, başarıda sınırı sadece hayal olan. Hayal edebiliyorsa başaran, rutini sorgulayan bireyler var. Bunun farkında olunması ve bunun için eski düzenin sınırlarının her anlamda zorlandığı şirket yetkililerini görmek sevindiriciydi. Aslında spesifik olarak parlak fikirlere sahip olamasalar da araştırıp çabalıyorlar. Bu geç kalınmış bir davranış olsa da yine de güzel. Daha bizi yeni tanıyorlar.

Önceden liderler ve özel başarılar elde etmiş isimler başarılarının sırlarını pekte anlatmazlardı, know-how bilgi gibi kalırdı yada yetiştirdiği isimler bu bilgiyi devam ettirirdi. Şimdi her bir konuşmacı (marka tanıtımı yapma için var olanlar hariç) “mentör” davranışıyla gayet samimi, sıcak, içten bir anlatım sergileyerek başarı sırlarını paylaştı.

87 yaşındaki Asım Kibar’ın başarı için verdiği tavsiyelerin arasında “nedenini araştırın” vurgusunu bilinçli olarak birkaç kez yapmasını; başarısının arkasındaki asıl sır olarak nitelendiriyorum. Y kuşağı da tam da bunu yapmak için (sorgulamak için ) yola çıktı. Sizin gibi başarılı liderleri, liderler takip edecek bu belli!

Önceden bir topluluktan az sayıda lider çıkacağı düşüncesi yaygındı. Arık kabul gören şu fikir, bunu bir yere not edebilirsiniz: Herkes lider adayı, çünkü rakipsizsiniz!

İnsan kaynaklarının mevcut stratejisinin de bu düzende boyut değiştirerek bir üst basamağa taşınması gerektiğini bir kez daha anladım. Çünkü şirketlerde en büyük devrimi yapan insan, onu şirkete kazandıran da insan kaynakları departmanı. Ama Y kuşağına ulaşabilmek için mevcut platformlar yetmez, işveren markası ile onlara ulaşmalı.

Bu organizasyonu düzenleyen Eduworks ekibi de sosyal medyayı etkin şekilde kullanarak geleceğin liderlerine zirveden bilgi aktardı ve paylaşıma açık bir duruş sergiledi. Bu organizasyondaki başarılarından başta Coşkun Çoroğlu’na ve değerli ekibine teşekkür ederim.

11. liderlik zirvesi merdiye eker