Sosyal meydayla insan kaynakları yönetiminin her zaman için mesafeli bir bakışı vardır. Bu nedenle sosyal ağlar şirketlerde hemen yasaklanır ve çalışanların etkinliği ve iş verimliliği üzerinde olumsuz etkisi vardır görüşü üst yönetime bildirilir. Bu düşünce şuan hatr-ı sayılır çoğunlukta şirket tarafından uygulanan bir düşünce.

Bu sosyal platformların çalışanlar üzerindeki etkisini araştırmada hemen önyargıyla, engelleyen firmalar şimdi bu etkiyi kullanan firmaların inanılmaz önelenemez yükselişini hayranlıkla sadece izleyebiliyorlar. “Değişimin öncüsü olmak” sloganıyla ön plana çıkmaya çalışan birçok marka bu sloganı sadece kağıt üzerinde savunduğunun farkına varmalıdır. Gerçekteki sosyal medya ile ilgili önyargısının açıklaması ise şöyle: “vakit kaybı”

Çalışanları iş ortağı olarak gören işveren markası olarak ön plana çıkan şirketler; çalışanların iş süreçleriyle ilgili fikirlerine danışarak kurumsal girişimcilik konusunda destekliyorlar, sosyal medyayı yasaklamak yerine burada içerik üretmek için bünyesinden sosyal medya içerik ekibi oluşturuyorlar, yeni mecrayı iş zenginleşmesinde bir araç olarak şirketlerinde değişik pozisyonlarda konumlandırıyorlar.

Bu platformalarda yer almaktan korkan ve bilgi edinmek için hiçbir çaba sarf etmeyen şirketler, hızla gelişen ve büyük bir marka yaratmak adına kullanılabilen sosyal medyada var olmasalar da ; birilerinin şirketin insan kaynakları uygulamaları hakkında ve iş süreçleri ile ilgili orada konuştuğu gerçeğini yadsıyamaz! Artık iş görüşmesine çağrılan kişiler öncelikli olarak sosyal platformlarda şirketin marka değeri, işveren markası olarak değerini incelemektedir. Bu yazılan çizilenleri yönetemediğiniz doğrultuda, kalifiye, iyi eğitim almış, seçkin personeli bünyenize çekmeniz imkansız.