İnsan kaynakları bölümlerinin sosyal medyayı keşfederken yaratıcı fikirleriyle destek verenler y kuşağı profesyonelleri olmuştur. Y kuşağıyla empati yapabilmek ve beklentilerini öğrenebilmek için onlara kendi dilinden soru sormak bile önemlidir. Y kuşağını aktif olarak kullanabilme becerileri, yeni mecranın insan kaynakları iş süreçlerini etkin şekilde kullanabilmesini yönetim kadrolarına gösterdiği için ikna etmede önemli bir etken olmuştur.

Facebook profesyonelleri için şirket sayfası açmak genelde ilk adım olmaktadır. Buradaki sosyal aktiviteleri diğer sosyal platformla da başarıyla aksettirilmiş ve yaratıcılıkta sınır tanımayan projeleriyle de pazarlamacıları ve marka yöneticilerine bile ilham verecek bir hal almıştır.

Normalde geleneksel iş süreçlerinde (ki bunları ısrarla devam ettiren şirketler mevcut) insan kaynakları personelleri işe alım ve işten çıkarmada yetkili birey gibi davranıp sadece çalışanlarla yolları burada kesişmekteydi. İşe alım sürecin de işe alınmayan diğer adaylarda geri gönderildiğinde negatif bir ambians oluştuğu için akıllarında marka hakkında iyi izlenimler kalmazdı. Bu nedenle sosyal medya işe başvuranların önceden bilgi edinebileceği bir mecra olarak fırsat sunmaktadır.

Sosyal medya sayesinde insan kaynakları hem iç hem de dış müşterisiyle dinamik iletişim kurabilmekte, dört duvarın ötesine geçebilmektedir. Sosyal medya sadece işe alımlarda değil, insan kaynaklarının tüm süreçlerinin hem yazılı hem de görsel bir vitrini olarak takipçileriyle buluşabilmektedir.

Sosyalleşmenin bir diğer katkısı ise, kapalı kapılar ardında bir ya da iki kişinin etkileşimiyle biten toplantıların daha fazla sosyal halde ve tüm birimlerle etkileşim içinde yapılması gerekliliğini getirmesidir. Çünkü artık her departman sosyal medya sayesinde şirket hedefleri, misyonu, vizyonu çatısında kurum kültürünü benimseyerek birleşmiş ve birbiriyle entegre çalışan dinamik bir organizasyon halini almıştır.