Görüşme ve İşe Alım:

İşe alım adımı, şirketin ana kaynağı olan insan faktörünü tanımaya çalıştığınız ilk alandır. Bu nedenle işe alım uzmanlarının görüşme esnasında adaya yönlendirecekleri sorular kritik önem taşır, uygulamalı testlerle de adayı tanımaya çalıştıktan sonra adayın yeteneğine uygun olan işle uyum sağlayıp sağlayamacağı, şirkete katkılarının neler olabileceği, hobileri, nasıl bir gelecek planı ile sizin takımınıza dahil olmak istediği iyi okunmalıdır. Her aday size girişimci fikirler oluşturup kara da geçirebilir, mevcut işlerinize sekte de vurmanıza neden olabilir. İşveren markası konumundan, her bir çalışanınızı iş ortağınız olarak göreceğiniz için bu ilk görüşme kritik bir önem arz eder.

Takım Yönetimi:

Yeni kuşağın enerjisine ve yaratıcılığına ayak uydurmak ve bir önceki kuşakla uyum içinde çalışmasını sağlamak, aynı zamanda da sizin sözlerinizin geçerli kabul edilebilmesi için yönetim modelinizde “bağlılık” felsefesini esas almanız gerekmektedir. Yeni kuşağın özellikle üzerinde durduğu nüans “bana değer katacak şeylere zaman ayırırım” düşüncesi, takım yöneticilerinin takımlarını yönlendirmede yararlanması gereken bir nokta olmalıdır. Yeni kuşak eski tip yönetici anlayışıyla değil de, yeni tip liderlik modelini benimseyen takım liderlerinin peşinden gitmektedir. Eğer işletme bünyesindeki takım yöneticilerini bu şekilde geliştirirse işveren markasına da hizmet etmiş olur.

Performans Değerleme:

Performans değerleme günümüzde hiçbir amaca hizmet etmeyen sadece 6 ayda bir yapılıyor olan ölçümleme sistemi gibi görülmektedir. Bütün firmaların şöyle bir düşüncesi vardır, sistemi kurduk nasıl olsa kendiliğinden işler halde devam eder. Böyle statik bir işletmede dinamik hale getirilmediği ölçüde hiçbir verim alamayacağınız gibi performans değerleme de aynı şekilde sadece yapılmış olmak için yapılır. Bir görevi yerine getirmek gibi. Halbuki küresel anlamda büyük firmalar yarış halindeyken her kuşak yeni beklenti ve bilgiyle işletmede yer alıyorken sizin durağan olmanı yarıştan çekilmenize neden olur. Bu nedenle yönetimin vizyonu ve hedef ve politikası doğrultusunda hazırlanacak olan kriterlerle çalışanlarınızın ilgi ve eğilimlerini ölçebilir ve durumu okunur hale getirebilirsiniz. Performans değerleme sistemleri bunun için şirketlerde önem arz eder haldedir.

Öğrenim ve Gelişme

Bütün işletmeler öğrenen organizasyonlar olmak, yeni değerler üretmek mecburiyetindedir. Şuanda genç yaşlarda yönetim seviyesine çıkma başarısını gösteren Y kuşağı işletmelerde çalışırken çok seçici bir tutumla hareket etmektedir. Adaylar, çalışana değer veren, sertifikalı kurum içi ve dışı eğitimlere zaman ve kaynak ayıran, kendini önemli hissedeceği, girdiği şirketi aynı zamanda bir okul gibi gören firmalar yönünde tercihini kullanmaktadır. Sadece fiziksel ve maddi ihtiyaç karşılama kendini güvende hissetme gibi parametrelerin arandığı zamanlar geride kaldı, ne istediğini bilen bir nesil aday olarak karşınızda.

çalışanları ödüllendirme

Ödüllendirme ve Tanıtım:

İşveren markası için önem verilmesi gereken bir alandır. Çünkü işletme bu sayede, finansal ve mali boyuttan çok daha öte mevcut çalışanın güdülenmesine ve motivasyonunda pozitif bir ivme kazandırırken, çalışmak isteyen adaylar için çekim merkezi olarak hedef haline getirecektir. Aslında çalışanlarla iletişime geçip onlara geri bildirim yapmak birçok işletmenin önemsemediği ama çokta büyük getirileri olan bir uygulamadır. Her yaştan çalışanın farklı beklentileri vardır elbette bunların iyi okunup buna göre ödüllendirmeye gidilmesi gerekir. Genelde bütün çalışanlarında bulunduğu bir ortamda üst yönetimden bir yetkilinin teşekkür ederek herkesin içinde ödüllendirilmesi, diğer çalışanlar arasında rekabeti arttıracak ve kişinin mevcut çalışma hırsını ve yaratıcılığına destek vermiş olacaktır.

yaratıcı çalışma ortamları 2

yaratıcı çalışma ortamları

Çalışılan Ortam:

Önceki kuşaktan ve çalışılan ortamlardan bahsetmeyelim bile. Sadece göz önüne getirmememiz kafi. Adaylar çalışacakları pozisyona, yöneticiye, sunduğu olanaklara, eğitime verdiği desteğe, vb. birçok özelliğe bakarken çalışılacak yere de önem verir hale geldiler. Aradıkları ise; çalışmaktan zevk alacakları, neşeli, huzurlu, yaratıcılıklarını arrttıracak, sürekli paylaşım içinde oldukları, stres yaşamadıkları, eğlence olanakları sunan, mümkünse mola zamanlarında doğayla iç içe olabilecekleri vb. gibi birçok özelliği barındıran bir şirkette çalışmak. İşveren markası olarak fark yaratmak isteyenler, şirketlerin bu şekilde beklentilere uygun olarak dönüştürüp, işveren markası olarak ön plana çıkmaya başladılar bile. Çalıştıkları yerde yaptıkları organizasyonlarla, etkinliklerle veya çalışma ortamlarından bir kesitle görsel oluşturup bunu tanıtım halinde sunuyorlar.

İşveren olarak fark edilmek istiyorsanız, fark yaratmalısınız, yeni kuşağın isteklerini doğru okuyup, ihtiyaçlarına cevap vermelisiniz!.