Geçenlerde Dialogue in the Dark Gayrettepe Metro istasyonunda gerçekleştirilen Trial Workshop’a katıldım. Bu deneyimimi sizinle paylaşmak isterim.

Mekana gittiğimizde, yaşayacağımız deneyim proje koordinatörü tarafından anlatılırken; ilk önce buna hazır olmadığımı düşündüm. Arada çıkılabileceğini ve yine görme engelli lider arkadaşlar tarafından birebir ilgilenileceği söylenilince güvenim arttı, merak ettim. Çünkü karanlıkta hiç tanımadığım bireylerle birlikte hareket edecektim ve yaklaşık 1,5 saat zaman geçirecektim. Daha önce hiç deneyimlemediğim bir durumdu. Görme engelli birçok arkadaşım olmuştu, onların farklı bir zenginlikleri olduğunu hep düşünmüştüm, şimdiye kadar empatiden öteye gidememiştim. Ama anladım ki yaşamadan anlaşılamayacak bir durummuş. Karanlıkta başka “zenginliklerin” farkına varıyorsunuz.

Gözlemlediklerim; Her yer karanlıkken; ne giyindiğiniz, hangi pozisyonda olduğunuz, önyargılarınızın önemi kalkıyor, durumu bir kriz anı gibi değerlendirip, yanınızda bulunanlarla bir arada hareket etmek istiyorsunuz. Orada var olduğunuzu göstermek için konuşmak zorundasınız, konuşursanız varsınız!

karanlıkta diyalog

Fikriniz varsa doğruysa o anda lidersiniz, genel geçer bir lider kavramı yok. Normalde hiç yaratıcı fikirler üretemeyen biriyseniz sizi karanlıkta böyle bir deneyim yaşamanızı tavsiye ederim. Böyle bir anda yapabildiklerinizle kendinize güveniniz artacak; hem kendinizi hem de grup üyelerini; sabrından, başarıdan, nazik davranışlarından, yaratıcı fikirlerinden dolayı kutlarken bulacaksınız, karanlıktan sonra herkes bir o kadar daha zaman durup gruptaki diğer kişilerle iletişime geçme isteğinde bulundu, herkes birbirini daha çok tanımak istedi, yaşadıklarını konuşmak istedi. Şirketlerin proje çalışmaları için parlak sayılabilecek bir uygulama olduğunu söyleyebilirim.

Çok ilginçtir; İlk başta farklı şirketlerden üst pozisyonlarda yer alan arkadaşlarla tanışırken resmi, mesafeli, soğuk konuşulurken; içeri de uygulamalar sırasında; biranda kaynaşan, nazik, konuşkan, eşit, saygılı, doğru fikrin lider olduğu bir ortama dönüştü. O andaki tüm uygulamaları, konuşmaları, ses tonlarını, isimleri, yönlendirmeleri sanırım hayatım boyunca hiçbir zaman unutmayacağım.

karanlıkta diyalog 2

Belli bir zamandan sonra sizi ses tonunuz ve konuşmalarınızın temsil ettiğini fark edip; sesinize, söylediklerinize dikkat ediyorsunuz, ellerinizle bir objeyi tanımaya çalışırken şuana kadar hiç merak etmediğiniz bir şekilde tüm yönlerini hissetmek istiyorsunuz, birisinin sesini duymaya çalışırken çok uzaktan gelen sesi bile tam olarak duyabiliyorsunuz, hayalgücünüz tavan yapıyor, öyle çözümler üretiyorsunuz ki kısa süre içinde acaba hangisini öncelikli söyliyim düşüncesinde boğuluyorsunuz. Birisinin söylediğini dinerken daha dikkatli olup bütün sözünün bitmesini bekliyorsunuz o söylediğini anlamlandırdıktan sonra konuşmak istiyorsunuz. Her söylenenin anlamının kat be kat arttığını fark ediyorsunuz.

Tam bir survive etkisi, ödül ise ışık!, Işığa ulaşmak için grupça mücadele ediyorsunuz, ya da hedefe ulaşmaya çalışıyorsunuz.

Aslında bu yetiler sizin elinizde ama sadece öyle bir kriz anında fark edebiliyorsunuz. Gördüğünüz her şeye sahipsiniz ama karanlıkta bir şeylerin fikrine sahip olabilmek için çabalamak, hareket etmek, mücadele etmek zorundasınız.! Bunu birlikte hareket edebilmeyle yoğurunca; tahmin edemeyeceğiniz kadar zevkli, kendi iç dünyanızda bir yolculuğa çıktığınız, kendinizi tekrar tanımladığınız, yetileriniz için şükrettiğiniz her biri için ayrı ayrı zenginlikler verilen yetilerinizin bir servet olduğunu fark ettiğiniz bir deneyim. Muhakkak deneyimlemelisiniz.

Bu çalışmalardaki bu farkındalığa tanımadığınız başka bireylerle varmak, çok etkileyici. Normal iş sürecinde grup çalışmalarında bu farkındalığa varmak mümkün değil; buna önyargıları engeller koyuyor. Halbuki böyle bir şeffaf her şeyi görülen ama fiziki anlamda hiç birşey göremediğiniz ortamda her şeyin farkına varıyorsunuz.

Sosyolojik olarak değerlendirdiğimizde; insanlar iş hayatında yer alırken; sadece fikirlerle beyin fırtınası yapamıyor; kararlar alındığı sırada pozisyonlar, kıdemler de karara katılıyor. Bu ise sadece üst düzeyden tek yönlü bakışına neden oluyor, yeni fikirlere, hiyerarşiyi hiçe sayıp bakamıyoruz. Yönetim kurulu toplandığında müşteriyle birebir çalışan personelinin düşündüklerinden bihaber kararlar alınıyor, personel tanımıyor. Yeni proje gruplarında birbirini tanımayan insanlar bir fikir yaratırken birbirlerinin önceki deneyimlerini sorguluyor, kıdemler yarıştırılıyor, yaş, cinsiyet, nereli olduğu faktörleri devreye giriyor. Fikirlere ulaşabilmek için ilk önce bu aşamalardan geçmeniz gerkiyor!.

Burada sadece karanlık vardı, ama fikirler, konuşmalar, saygı, sevgi, karanlığı aşmaya çok rahat imkan verdi ama iş hayatındaki önyargılar sizi aşamayacağınız bir karanlığa gömüyor, bide işin kötüsü bunun farkına bile varamıyorsunuz.

Karanlık tüm önyargıları gizliyor!.

Burada sadece ortam karanlıktı, biz fikirlerle aştık; ama yeni fikirlere, önyargılarınızla gözlerinizi “kapatarak” zaten karanlıkta yaşıyoruz.

Tanımladığınız “karanlık” her neyse onun parlak fikirlerle aşılmasına imkan verin!..

Bu farkındalık imkanını sağladığı için Business Network Center ekibine, Karanlıkta Diyalog organizasyonu ekibine teşekkür ederim.