Her alanda olduğu gibi iş dünyasında da değişim ve gelişimin hızı baş döndürücü seviyelere ulaşmıştır. Kriz anlarında ve yenilenme zamanlarında yöneticilerin görevi her zamankinden daha önemli hale gelmektedir.

Yöneticilerin rolü çalışanlarının kendilerine özgü yeteneklerini tek tek ilgilenerek ortaya çıkarıp bu yetenekleri performansa dönüştürmektir. Bu ise çalışanları tanıması, birebir ilgilenmesi, onlarla birlikte çalışması ile mümkündür. Çalışanların kendilerini şirketin bir parçası olarak duygusal bir bağ geliştirmesi, şirketin çıkarlarını gözetmesi, değişim zamanlarında eleştiriden uzak bir yol izleyip değişimin öncü güçleri olması açısından bu önemlidir. Bu nedenle yöneticilerin bu etkiyi sağlaması açısından “katalizör” görevi gördüğü aşikardır.

katalizörKatalizör’de iki madde arasındaki tepkimeyi arttırarak istenen nihai ürünü yaratmaktır. Buradaki tepkimeye etki edecek etkenler; çalışanlar, şirket hedefleri, müşterilerin ihtiyaçlarıdır. Bu tepkimeye giren her çalışanın yeteneği performansa dönüşerek şirketin güçlenmesi nihai hedefine ulaşılması sağlanacaktır.

Kuşkusuz küçük yapılanmalardaki yöneticilere başka sorumluluklarda eklenmektedir. Onlardan bazen süper star gibi davranmaları beklendiği de olur ama sonuç olarak hepsi başarıyla anılıyorsa muhakkak “katalizör görevini başarıyla yerine getiriyordur.