Şu ana kadar sosyal medyada içerik yönetimi ile ilgili önemli etkenleri paylaşmaya özen gösterdim, ama bunlara neden önem verdiğimizle ilgili sosyal medyanın kitle psikolojisi üzerindeki devasa etkisi üzerinde durmadım.

 

Sosyal medyanın yaşadığımız enformatik çağda büyük vurucu etkiye sahip olmasının en önemli nedeni; çift taraflı etkileşime sahip olması ve bunun doğal sonucu olarak karşılıklı etkileşim oranını arttırmasıdır.

 

Bu oluşturulan yeni medya ile mesaj sadece iletilmekle kalınmaz; tartışılır, yeni fikirler ortaya çıkar, paylaşılır ve yayılır. Yeni medya sayesinde kitleye sahip olmanız için sokaklara ve meydanlara çıkmanız değil, güçlü ve etkili bir kaleme sahip olmanız gerekir. Burada öyle bir etkiden bahsediyoruz ki; bir amaç için bir araya getiren insanların oluşturduğu kitleler, vücuda getiren fertlerin tek tek sahip oldukları karakterlerden farklı bir karaktere dönüşebilir, hatta tek başınayken gerçekleştirmeyeceği bir kişilik özelliğine ve ruh yapısına tamamı ile bir zıtlık gösterebilir.

 

Aslında birçok sosyolojik olguyu beraberinde getirecek bir sürece imza atıyoruz sosyal medya aracılığıyla!  Kitleyi meydana getiren bireylerin tek tek kimliği her ne olursa olsun, yaşama biçimleri, iş güçleri, karakterleri, zekaları vb. farklılık kazandıracak etmenler sosyal medya aracılığıyla “ortak bir ruh” potasında erimektedir. Tabi bu süreçte kitle psikolojisinden bahsediyorsak içinde olmazsa olmaz bir özelliği vurgulamadan geçilemez. Bu da ne kadar yansız olduğu düşünülürse düşünülsün, kitleler çoğu zaman telkine hazır bir bekleme durumu içerisindedir. Farklı sosyo-kültürel ortamlardan gelmiş nev-i şahsına münhasır bireyler baskın karakterlerin belirlediği kitlesel davranış içinde bilinçaltı özellikleri ön plana çıkarak, kaybolur.

 

Neden birey, bireysel kimliğinden sıyrılıp kitle psikolojisine dönüşmeyi tercih eder?

 

Birey kitlenin ruhuna eşlik ettiğinde kitlenin gücüne sahip olduğu duygusuna kapılır, dolayısıyla iradesini kitleye teslim eder.

 

Vicdan bir diğer önemli husustur. Vicdan bireysel bir olgudur ama kitlelerin vicdanı yoktur. Toplumsal korku vicdan denilen olgunun oluşma nedenidir. Bu nedenle kitle yaşamında korkudan bahsedilemez. Ayrıca kalabalıkta duygu ve davranışlar bulaşıcıdır. Birey kendi çıkarlarını kitle çıkarına feda eder.

 

Durumun sosyal medyadaki etkisini ise şöyle özetleyebilirim: Kitle önceden sadece sokak ve meydanlara çıkan bireylerden oluşurken, şimdi klavye başında olan ve akıllı telefon kullanan bireylerden oluşmuştur. Yani kitleler tahminlerden de öte hızla gelişebilmekte, dolayısıyla kitlelerin kontrolü ve yönetiminin parametreleri üzerinde yoğunlaşılması gereken bir hal almıştır.