Emrah Bayıldıran benim çok değer verdiğim blogger bir arkadaşım, kendisiyle aynı blog ödülü olan Sosyal Medya Uzmanlığı Sertifika eğitiminde tanıdım.  Ne de iyi yapmışım da tanımışım. Çünkü sıradışı bir isim.

Kendisinin olaylara bakış açısı nev-i şahsına münhasır tarzdadır, bulunduğu her ortama keskin ve kıvrak zekasıyla sorduğu sorularla fark ettirir. Sosyal medya bilgisine sahip İletişim, kariyer ve PR üzerine yazı yazdığı bir bloğu var. Gittiği konferansları ya da katılımda bulunduğu zirveleri öyle bir kaleme alır ki muhakkak ki yüksek sayıda “organik” takipçi kazanır ve basında yer alır. Kendisi İstanbul Üniversitesin’de halkla ilişkiler ve tanıtım bölümünü dereceyle bitirmiştir.

Peki niye anlatıyorum Sayın Emrah Bayıldıran’ı ? Kendisi geçtiğimiz günlerde gazeteye ilan verdi…

Verdiği ilana bakıp iş teklifleri gelmesi gerekirdi şimdiye kadar diye düşünüyorum !

Yani sosyal medyayı çok iyi kullanan, vizyonu geniş, yetenek yönetimini çok iyi bilen, işe alım konusunda araştırmacı olup networkü geniş olan, söylemleri dikkate alıp incelemek isteyen, insiyatif alabilen, iletişim yönü kuvvetli olan bir insan kaynakları uzmanı varsa tabiki de kayıtsız kalmayarak bu renkli ve muhteşem PR yeteneğine sahip İngilizceyi ana dili gibi bilen iletişimciyi davet ederler.

Ama eski usul sistemlerle, işe alımı masa başında ve sadece tek bir kaynaktan yararlanarak yaparak, koltuğu resmen meşgul eden insan kaynakları uzmanlarıyla biraz zor gibi duruyor.

Artık iş yerleri çözüm ortakları mantığıyla çalışan isimlerden oluşmaya başlamalı ; yoksa yazık ki patronlara bu değerli isimlerle çalışamayacaklar. Çünkü nesil değişti, günü kurtaran değil, geleceğe yatırım yapanlarla çalışma devri. Aslında patronlar ve iş adamları eski usul insan kaynakları uzmanlarıyla çalışmaya devam ederlerse korkarım ki; bu kapitalist dünyada yem olacaklar.

Eski usul çalışanlarla olmaz neden mi?

  • Yeni nesili eski usulle işe alım yapamazsınız, 3 kere görüşme yaptığınız kişiye pozisyonu durdurduk dersiniz; gider ilan verir yine sesini duyurur, aynı gün gazeteye manşet olur, ekşi sözlükte destek yorumlarının ardı arkası kesilmez. Allah’tan yücelik onlarda baki’ki firmanın ismini vermiyorlar. Ayrıca bu nesil öyle bir nesil ki işin ucunu Sosyal Sorumluluk Bilincine yaslıyorlar. Karşısında durabilir misiniz!
  • Ya da artık herkesin youtube’da bir kanalı var, ya da sosyal medya kanalları var, ya da özgürce yazdığı bloglar var, gerçek bir profesyonel olarak buralarda sizin sisteminizi eleştirebilir. Gerçekten bunlara hazır mısınız?
  • Ya da 3 boyutlu printerların sahneye vakıf olmasına az zaman kaldı, bu değişen sistemde eski usulle nereye kadar? Bunları hiç düşündünüz mü? Yani siz yeni sisteme hazır mısınız diye soramıyorum neredeyse, bugünü yakaladınız mı?

 

Bu devirde başını toprağa gömüp, olan bitenden habersiz gibi yaşama lüksü yok kimsenin…

Böyle yaşayınca sizden konuşulmamış olmuyor, konuşuluyor ama bundan sadece sizin haberiniz olmamış oluyor!.. Dolayısıyla insan kaynakları uzmanları yeni sisteme lütfen entegre olacak çalışmalar yapın yoksa sonunuz geliyor. Bizden söylemesi…

O kadar işveren markası, sosyal medya, kurumiçi girişimcilik konuları açıyoruz, tartışıyoruz. Hadi katılın aramıza. Hep birlikte birbirimizi besleyelim. Bu yeteneklere de destek verelim. Yoksa #işimiziş

 

bu bir yetenek