Kurumsal yaşamda en çok karşı durduğum tavırlardan biri de, gelişime önyargılı olarak bakmaktır. Bu sefer kuşak farkının detaylarına girmeden şunu söylemek isterim ki, aklın yeni sınırlarını keşfetmek gerekir. Stretejik öneme sahip yöneticilerin de bu gelişen ve rağbet gören alanlara engel olmak yerine yol gösterip destekleyici olmasını bekliyorum. Gelişen bir ülkenin ön safhalarında yer alan firmaların bu sayede rekabet ederken fark atacağından eminim. Biraz daha spesifik konulara girmeliyim. Peki, nedir bu yeni popülerlik kazanmış ve desteklendiği zaman yaratıcılıkta sınır tanımayacak alanlar örnekleyerek anlatayım.

Herkes tarafından kabul görmüş, tekdüze, prototip haline gelmiş herşeyden uzak; tasarımcı gençlik var zenginliklerimizden biri bu. Zenginlik diyorum ama yönetilebildiği oranda zenginlik!. Bende Y kuşağının ilk temsilcilerinden olduğum için yaşadığım şeyleri paylaşmak ta keyif veriyor olacak.

Tasarım: Y kuşağının bu özelliği birazda hybrid çalışma alanını arttırdı. Açıklayıcı konuşayım; her konuda biraz bilgi sahibiler, geniş bir vizyona sahipler, nedenleri değil deneyimleri yaşamak istiyorlar, normal olana yanaşmıyorlar, her alanda kültürden yanalar, ürettikleri her şeyde değer arıyorlar, deneyimi esas alıyorlar, kişiliklerinin bir dışa vurumu olarak kendi hayatlarına dair kendi istedikleri şekilde tasarlayarak biçimlendiriyorlar, asıl yaşayan alanın fikir alışverişi ve insan ilişkisi olduğuna hemfikirler ve an’da kalıyorlar, biliyorlar ki bütün sahip oldukları şimdi ve burası.

Mesela Nike yeni farkedilen alan olan tasarımı yönetmeyi bildi kendine odak olarak aldı ve mağazalarda kişinin isteğine yönelik olarak ayakkabı tasarlıyor. Bende bu yeni gelişen ve popüler alan olarak tasarım alanda en iyi örnek olarak veriyorum.

Öykü: Artık anlatımlarda, kurum kültürü oluşturmada, en etkili konuşmalarda en çok rağbet edilen yeni popüler olan aslında temelinde zor bir iştir. Çünkü stratejik bir kurgu gerekir. Sosyal medyanın yaygınlaşmasından bu yana insan beyni günde çok sayıda mesaja (5000) maruz kalıyor. Ürün satmak için yayınlanan reklamlar kişiyi fark ettirmeden sistemin bir parçası haline getiriyor. Bu sırada yararlanılanlar, ya insani özellikler (eşitlik, özgürlük vb) ya da hayal pazarlaması.  Bu açıklamaları neden  yaptığıma gelince öyküleme aslında kişiyi olayın içine çekip yüksek empati kurmasını sağladığı için kullanılır. Bu nedenle Ted X format konuşmalarda da, kurum kültürü için hikayeleme yaparken de muhakkak ki bundan yararlanılır. Çünkü etkisi büyüktür. Muhakkak ki yararlanın derim.

Senfoni: İçinde bulunduğumuz çağda en dikkat edilmesi gereken şüphesiz iletişim yönetimidir. Senfoni dinlemek, oradaki ahengi, müthiş uyumu gözlemlemek, yorumlamak ilişkileri görmeye ardından bu ilişkileri bir bütün oluşturacak biçimde birbirine entegre etme yetisini geliştirir. Bu alan görmezden gelinir mi!

Empati: Y kuşağıyla birlikte daha fazla gündemimize aldığımız onları yakalamaya çalıştığımız alanlardan biridir. Sosyal sorumluluk bilinçleri gerçekten söylemeden geçilemeyecek takdire şayan alanlardan biri. Nasıl geliştirilip neler yapılabilir sorusuna ise verilecek birkaç cevabım var: Çevrenizdeki negatif alanlarınızı keşfe çıkmak en etkili yöntemlerdendir. Bu çevrenize olan bakışınızı değiştirecek, pozitif alanınızın tam olarak netleşmesini sağlayacaktır. Şaşkınlık yaşamanız da kaçınılmaz  ve kendinizi keşfedeceğiniz ögelerden biri. Duygusal zeka testleri, gönüllü olunan dernekler, zihin okuma, drama, yüz okuma sanatı, kimin yaşamı oyunu örnek vereceğim denemeniz gerekenlerden sadece birkaçı.

Oyun: Oyunlaştırmayı sık duyuyoruz bu aralar ama kısaca: oyunlarda kullanılan ödüllendirme sistemleri ve rekabet unsurlarını, dijital oyun tasarım tekniklerini de kullanarak iş dünyası başta olmak üzere oyun dışı unsurlara dahil edip, onları etkileşimli ve cazip hale getirmektir. Ülkemiz için tabi daha yeni. Peki neler yapılabilir. Kahkaha klüplerine katılabilir, karikatür altyazıları okuyabilir, sağ beyin oyunları oynayabilir,mizah ölçümü yapabilir, buluş oyununa katılabilir, ya da kendi oyununuzda ilerleyebilirsiniz.  Bunlar gibi daha fazla örnek bulabilirsiniz. Popüler olan bu konuda muhakkak ki görmezden gelinmeyecek bir alan.

Anlam: Değerbilir olmak. Bu, duyguları mutluluğu arttırır ve anlam duygusunu geliştirir. Belki de şuanda bütün dengeleri değiştirecek en önemli adım. Bu konuda kendinizi geliştirmenize olanak vermelisiniz.  Her akıllıca soruda yorumlamada anlamlandırmada cevaplar yol gösterici bir mesaj içeriyor olabilir. Teşekkür mektubu yazmayı deneyebilirsiniz. Yada mesela en fazla on yıllık bir ömrünüz kalmış olsa şuan ki işinize sarılmayı sürdürür müydünüz?  Ruhunuz ölçün, kendinizi doksan yaşında hayal edin. Bunu düşündüğünüzde yaşamınızı nasıl yorumlarsınız? Pişmanlıklarınız neler? neleri başardınız, nelere katkıda bulundunuz? Bu en güçlü zorunluluklardan birini yerine getirmenize yardımcı olabilir.Hayatı daha anlamlı bir hale getirmelisiniz.

Referanslar:

Aklın Yeni Sınırları, MediaCat, Daniel H. Pink

www.sagmeister.com

www.karimrashid.com

www.bilim.org