Cezaevinde büyüyen çocuk olmak nasıl bir duygudur bir düşünsenize...

Çocukları düşünecek olursak onların gözünden; her sabah sayım öncesi o demir kapının açılmasıyla irkilip uyanmaları, her ihtiyacınızın anında tedarik edilememesi, dilediklerince şımaramamaları, çocukluklarını özgürce yaşayamamaları, şuan elüstünde büyüyen çocuklara kıyasla ek gıda alamadan büyümek zorunda kalmaları, rol model olarak aldıkları kişilerin sadece orada gördükleri tektip kişiler olması, özel günlerini kutladıkları yerin avlu o da izin verilirse ya da parmaklarardı olması,  söylemeye ve dahasını belirtmeye şuan duygu yoğunluğumuz yazmaya izin vermedi.

Şuan cezaevinde kalan 0-6 yaş arası çocuk sayısı malesef ki 800’ü bulmaktadır. Unutmamalıyız ki; bu çocukların hayallerinin temelleri bize emanet ve bu çocuklar bizim çocuklarımızla arkadaşlık edecek, bu toplumun bir ferdi olarak bu dünya için üretecekler. Onların bu dünyaya hızlıca adapte olmaları zaruridir. Kendi yönetemedikleri ve maruz kaldıkları bu fiziki koşulun getirdiği engeli yaşatmamakta bizim asli görevimizdir. Anneler, annelik güdüsüyle ve muhteşem bir yaratıcı düşünceyle parmaklıklar ardından dünyayı anlatıyorlar çocuklarına, muhteşem bir yaratılış iç güdüsüyle, ellerinden gelenin en iyisiyle... Bu hayatta, onları güçlü bireyler olarak yetiştirmek ve kendileri gibi zor zamanlar yaşamamaları için olağanüstü bir istekle çaba gösteriyorlar. Biz de bir şey yapabilir miyiz diye düşündüğümüzde, bir çocuğa yapılacak en iyi yatırımın hayal dünyasını genişletmek ve yaratıcılığını arttırmak olacağı düşüncesinde birleştiren “100 güne 100 kitap” projesine katılmayı doğru bir adım olarak düşündük.

...ve tabi sizinde tahmin ettiğiniz üzere şirketHya olarak böyle durumlarda muhakkak ki süreci gözlemledikten sonra harekete geçmek artık vazgeçilmezimiz olduğu için; topladığımız paralarla 0-6 yaş grubu için uygun olan kitapları annelik deneyimi olan arkadaşlarımızla özenle seçerek aldık ve 46 kitapla bu sürece dahil olduk. Biz bu kadar yapabildik, sizler kimbilir neler yaparsınız.