Dijital Göçebeliğe Hoşgeldiniz

Bir kere şu konuda anlaşalım. O pijamalar üzerinizde olduğu sürece çalışma moduna geçemezsiniz. Her an yatağa atlayarak uyumaya devam etme isteği sizi çalıştırmaz. Sembolik bile olsa ofise gider gibi bir şeyler giymek tahmin ettiğinizde de çok sizi moda girdirir. Evde çalışmanın zorunlu hale geldiği bugünlerde en kötü alışkanlığımızla karşı karşıya kalıyoruz bir şeyler yemek dışında çalışma masasından kalkmayı hiç düşünmeyecek olmamız. Çünkü kalkmak için bir nedenimiz yok. Oysa gün içerisinde yaptığımız basit hareketler bile sağlığımız için oldukça önemli. Zamanı da başarılı yönetmeliyiz. Aşağıda dijital göçebelik sırasında bize yardımcı olabilecek uygulamalarda bu da yer alıyor. Dijital…

Korkmayın, robotların kalbi yok!

Geçtiğimiz cuma günü SEGM derneğinin “İK’nın çevik dönüşümü ve yeni rolleri üzerine” düzenlemiş olduğu fikir atölyesine katıldım. Burada konuşulan konuları özet bir şekilde sizinle paylaşmak isterim. Konuşmacılar ve panelistler; Çağlar Çabuk, Derya Türkkorkmaz, Ülgen Özmen, Aylin Satun Olsun, Pelin Urgancılar, Pınar Kulalı Şimşek. Kendilerine fikir paylaşımları ve nazik davetleri için teşekkür ederim. Dünyadaki yeni İK trendleri konuşmasıyla sahne alan Sayın Derya Türkkorkmaz şu konuşma içeriğiyle data yoğun konuşmasına başladı: “İK’nın açık  stratejik önceliklerinin olmaması, İK’nın hesap verebilirlilikteki gücünü azaltmaktadır. Bu sadece paydaşların etkisizlik algılarına neden olmakla kalmaz, aynı zamanda İK profesyonellerinin herkesin ihtiyaçlarını dengelemeye çalıştıklarında,…

TURNOVER ORANLARIN YÜKSEKLİĞİNE KARŞI, SÜRDÜRÜLEBİLİR POLİTİKALAR!

Sürdürülebilir insan kaynakları yönetimi, uzun dönemli örgütsel başarı sağlamaya yarayan insan kaynağı oluşturma sırasında denge kurmayı amaçlayan stratejik bir uygulamadır. Aynı zamanda insan kaynakları üzerindeki olumsuz baskı, etiketleme, anlaşılamama ve uygulamaları uzun dönemde tekrar ortaya çıkmayacak şekilde engellemeyi içerir. Organizasyonlar insan sürdürülebilirliğini sağladıklarında bunun yanı sıra ekonomik, ekolojik ve sosyal sürdürülebilirliği de sağlayabileceklerdir. Bu açıdan bakıldığında insan kaynakları uygulamalarının kaynağı alıp, işleme ve değerlendirme sürecinde ve elde tutmada yani sürdürülebilir insan kaynağı sağlanmasında önemli bir rolü bulunmaktadır. Takım çalışması, insan kaynağının sürdürülebilirliğini sağlamak için önemli bir etkendir. Çalışanların etkin katılımı, iletişim kanallarını yararlı şekilde kullanma,…

Geleceğe Umutla…

6 ay sektörün en önemli isimlerinden teknik eğitim aldılar. Sonra sıra kariyerlerini profesyonel bir şekilde yönetmeye gelmişti… Neler mi yaptık… İzin verdim düzeni sorguladılar Zaman verdim farkındalıklarını dile getirdiler, Yerle bağlantılarını kestim hayallerini yaşadılar, Ellerinden uçan balonları aldım gerçekle yüzleştiler, Yanıtsız soru bırakmadım, ama şimdi cevaplarını verebilecek güçte oldukları büyük soruları var, Hiçbir koşul gözardı edilecek kadar düşük ihtimale sahip değil. Hayat bir denge buna önem versinler istedim. Ama artık biliyorlar ki öncelikle önemli olan kendileri…Simdi artık sistem ve network için aranılan ve alanlarında en iyi isimler. Ve teşekkür ederim ki yine bana çok şey öğrettiler

Şimdi Çevik Yönetimler Moda!

Çevikliği tanımlayacak olursak: her halükarda varılması gereken nihai hedef değil de, gelişim ve her türlü değişime odaklanan süreç odaklı yaklaşım tarzıdır diyebiliriz. Öngörüye bağlı olarak fark edilmiş ihtiyaca yönelik hareket edebilmek, gerektiğinde belirlenmiş vizyona müdahale edip değiştirebilmek, çevikliğin; yolculuğun tam da kendisi olduğunu kavrayabilmek, bu dönemde başarının anahtarı olarak tanımlanabilir. Çevik yönetim aslında mantığını bir yazılım metodolojisinden almaktadır. Bu metodoloji 17 yazılım geliştirme gurusu tarafından Amerika’da 2001 yılında kendi yol haritalarını birbirinden bağımsız şekilde yorumlanmasıyla ortaya çıktı. Biraz daha açıklayıcı olmasına özen gösterecek olursak: Agile Manifestosunda, bir plana bağlı kalmaktan ziyade değişime karşılık vermenin daha…

İnsan Kaynakları Sosyal Medyada Var Olmalı mı? Neden?

Merhabalar, Sizlerle Medipol Üniversitesi İnsan Kaynakları Yönetimi Bölümünden çiçeği burnunda mezun Gülden Şen’in tezinde yer alan röportajımı paylaşmak istedim. Gülden tezinde “İnsan kaynakları sosyal medyada var olmalı mı? neden” sorusuna cevap ararken belirlemiş olduğu soruları bana yöneltti. Kendisiyle yapmış olduğumuz içeriği yoğun röportaj aşağıda yer almaktadır. Keyifli okumalar… Bu arada Gülden’cim kariyer yolun açık olsun…   İk sosyal medyada var olmalı mı, neden? Bugüne kadar firmalar işe alım sürecini online iş başvuru platformlarından (secretcv. com, yenibiriş.com eleman.net, kariyer.net ile) gerçekleştiriyorlardı. Ama kendini çalışılabilecek en iyi yer olarak geliştirip bu değerlerle sektörde var olmak istedikleri zaman…

İŞVEREN MARKASI 101

Kedime dönüp küfemdeki bilgilere yenileri eklemeye odaklandığım, zaman gelince gerçekleştireceğimden emin olduğum hayallerimi zenginleştirdiğim, sevdiğim işi yaparak deneyimlerime her seferinde farklı bir bakış açısı katarken bana hep çok iyi gelen değerli Ali Ayaz’ın düzenlemiş olduğu işveren markası zirvesine katıldım. Bu zirvelere bana susuzken kana kana su içmek gibi bir his yaratıyor. Yine uzun cümle mi kurdum ben… Bunlar hep heyecanımı tek nefeste iletmek isteğimden, başarımda zaten bu heyecanımdan… Sorunsallarımız nelermiş, bir bakalım… Çalışan bağlılığı nedir, Cazip işyeri nasıl olur, Yeni nesil çalışanlar iş yerinden ne bekliyor, Çeşitlilik departmanlararası iletişimi nasıl etkiliyor, Geleceğin işveren markası trendleri…

İşveren Markası ve dahası

Önemsediğim zirvelerden biri, emin olun konular ve konuşmacılar bana bunu dedirtti. Orada olacağım; zevkle, keyifle, merakla dinleyip ertesi gün buradan zirveye dair notlarımı paylaşacağım. Yeteneği bulmak ve onu elde tutmanın değer kazanıp aynı zamanda popüler olması ile şükür ki firmaların  işveren markasına olan eğilimi artmaya başladı. Bununla ilgilenmeleri, sorgulamaya başlamaları bile büyük bir başarıya atılan güçlü bir adım. Tabi diğer taraftan bu farkındalığa erken zamanda vakıf olup yol kat edenler gündemi belirlemeye, gidişatı çizmeye, takip edilmeye ve işveren markasına dair projeleriyle çoktan konuşulmaya başlandı. Bu konuda İşveren markası zirveleriyle ve projeleriyle küresel anlamda da yaptığı…

İŞVEREN MARKASI DENİLİNCE…

Employer Branding Summit’i (İşveren Markası Zirvesi’ ni ) Türkiye’de, küresel anlamda ele alan bir profesyonellikle, yerel uygulamalardan kopmadan çözüm getirerek başarısını sürdüren geçmişiyle tanıyorum. Zirve, konuşmacılarını seçtiği isimlerde yıl içinde işveren markası kimliğinin arkasında duran ses getiren projelere imza atmış, veya farklı ve zengin bilgi birikimiyle fark getireceğine inandıklarımdan seçiyor. Bu yıl içinde belli ki itinayla hazırlanılmış. Zirveye dair biraz daha ayrıntılı bilgi vermek isterim; Zirvede yer alacak oturum başlıkları ve konuşmacılar; Danone, Pepsico, QNBFinasbank, Kibar Holding, Yıldız Holding, Turkcell, Türk Telekom gibi belli başlı firmaların İK direktörleri ve işveren markası üzerine çalışan uzmanlarından oluşan…

BUNLARI GÖRMEZDEN GELMEYİN

Kurumsal yaşamda en çok karşı durduğum tavırlardan biri de, gelişime önyargılı olarak bakmaktır. Bu sefer kuşak farkının detaylarına girmeden şunu söylemek isterim ki, aklın yeni sınırlarını keşfetmek gerekir. Stretejik öneme sahip yöneticilerin de bu gelişen ve rağbet gören alanlara engel olmak yerine yol gösterip destekleyici olmasını bekliyorum. Gelişen bir ülkenin ön safhalarında yer alan firmaların bu sayede rekabet ederken fark atacağından eminim. Biraz daha spesifik konulara girmeliyim. Peki, nedir bu yeni popülerlik kazanmış ve desteklendiği zaman yaratıcılıkta sınır tanımayacak alanlar örnekleyerek anlatayım. Herkes tarafından kabul görmüş, tekdüze, prototip haline gelmiş herşeyden uzak; tasarımcı gençlik var…