İş hayatı, yaşamımızın belli bir kesitini oluşturduğu için, sosyo-kültürel olanak ve şartlarımızdan birebir etkilenmektedir. İnsan kaynakları da genel yönetim uygulamaları ile paralellik göstermektedir. 80’li yıllarda talebin yüksek olduğu ama üretimin yani arzın sınırlı sayıda olduğu dönemler. Üretim yurt içinde olmadığı ve yeniliklerin hepsinin Amerika’dan gelmesini bekleyip batı hayranlığının oluştuğu bir dönem. Bu sosyal ve kültürel yaşam şeklimizdi, iş hayatına bakalım; herkes iş arıyor haldeydi, rekabet hat safhadaydı, burada iş bulamayıp batı hayranlığının da tetiklemesiyle beyin göçlerinin yaşanması… Bu dönemde çok iyi bir üniversite okuyup (üniversite okuyanların sayısı sınırlı idi) mezun olmak bile üretim ve iş...