İŞVEREN MARKASINA HİZMET EDENLERE ÖZEL, SIRADIŞI BİR ZİRVE!..

Yepyeni bir çalışan eğlence zirvesi konsepti ile izleyenleri büyüleyecek olan İŞ’te KORO, Nisan’da sıradışı zirve konseptleri olan ‘SENDROMSUZ PAZARTESİ ZİRVESİ’ ile iş dünyasında ses getirecek. İŞ’te KORO tarafından bu yıl 1.si düzenlenecek olan Türkiye’nin ilk ve tek şirket çalışan eğlence zirvesi konsepti olan Sendromsuz Pazartesi Zirvesi, 6 Nisan 2015 Pazartesi günü Suada Club’da gerçekleştirilecek. Zirvenin söyleşi oturumu sonrasında Türkiye’nin önde gelen şirketlerinden oluşan karma koronun popüler müzik konserine, Sanatçı Gökhan Tepe’nin düetiyle eğlence doruğa çıkacak. Türkiye’nin ilk ve tek çalışan eğlence zirvesi özelliğini taşıyan ‘Sendromsuz Pazartesi Zirvesi’ zirve konseptinde Şirketlerde Eğlence/Aktivite Kültürü ve Mutluluk Kavramı...

FARKINDA MISINIZ! SAHNEDE OLAN BİZİZ! -2

Arawana Hayashi: Bizim dünya üzerindeki herkese ihtiyacımız var!.. Toplu bir şekilde ileri hareket etmek bizim içgüdümüz. Bu gerçekleşirse asıl bu sanat!.  Bu temelde iyi bir dünya yaratma arzusu. Biz önce kendimizde hissttiğimiz farkındalığı dışarıya, etkileşimde bulunduklarımıza, sonra atmosfere yayarsak, Biz dünyaya bu enerjiyi saçabiliriz. Ama önce kendimizin farkında olmalıyız!.. Brian Mayne : Geçmiş geçmiştir, Yarın bilinmezdir, Bugün varolduğunuzdur!.. Sorumluluk üstlenmekten kaçınmayın, bu hayat sizin; hayatınızı kendiniz yönetin! “Yapabileceğini düşünüyorsan yap, yapamayacağını düşünüyorsan haklısın!.” Henry Ford Kendinizle ilgili, hayatla ilgili HERŞEY beyin hücreleriniz sayesinde oluyor. Ne düşünüyorsanız o’nu yaşıyorsunuz. Düşüncelerinizi yönetin!. Nedeniniz olsun! Bisiklette de durduğunuzda...

FARKINDA MISINIZ! SAHNEDE OLAN BİZİZ! – 1

Anı yaşıyor musunuz?  Yaşadığınız zamanın hakkını veriyor musunuz?  Özünüz de ne var?  Özünüzü açığa çıkarmak için ne yapıyorsunuz?  Yüzeyde ne var?  Hedefiniz nedir?  Vizyon, en büyük değer teklifi; vizyonunuz var mı?  Hayatınızda ne yapmak istiyorsunuz, siz aslında kimsiniz!  Zamanınızı yönetebiliyor musunuz? İpler sizin elinizde farkında mısınız?  Sizi engelleyen nedir?  Sizin diğerlerinin arasından sıyrılmanıza engel olan şey nedir?  Olabileceğiniz en iyi hal nedir?  En büyük potansiyeliniz nedir?  O en iyi hali alabilmek için bir çizgin var mı, vizyon belirlediniz mi?  Birbirimizi dinliyor musunuz? Dinliyorsak; cevap vermek için mi, kabul etmek için mi, dinliyoruz? Peki anlamak özümsemek...

HERKES İSTİSNADIR!

  Her bireyin kendi analizi, etrafındaki dünyayı kendi birikimlerinden oluşan süzgecinden geçirme şekli vardır ve dolayısıyla her çalışanın geleceğini yönlendirecek olan sizden beklentileri farklıdır. Kimi özgür bir çalışma ortamı ister, ne yapacağına karışılmasını istemez, kimi her gün ilgilenilmek ister, yoksa önemsenmediğini düşünür. Kimileri sürekli takdir bekler, bazıları için sonuç önemlidir, çalışma arkadaşları onun için daha önemlidir, yani özetle her çalışan farklı bir psikolojik oksijen solur. Herkese, o çalışanın kim olduğunu aklınızdan çıkarmadan, kendisine nasıl davranılmasını istiyorsa öyle davranmalısınız. Herkese ihtiyaçlarına göre özgün davranmalısınız. Bunun içindir ki işe alım sırasında birçok soru sorulur, karşıdaki yetenek az...

Fikir Oluşturmanın da Metodolojisi Vardır

Üretmek insanı fevkalade mutlu eden bir duygudur, bir fikir üretmek ise heyecanlandıran paylaştıkça ne yazık ki çoğunlukla hayal kırıklığıyla sonuçlanır, aslında ihtiyatlı davranarak bir fikire sahip olamazsınız, fikir  özgürlük ve yaratıcılık gerektirir. Fikirlerimizin çoğu patronlar, iş ortakları ya da yatırımcılar için geri çevrilebilir. Aslında fikri kullanışlı bir hale dönüştürmek için ondan sonra size görev düşüyor; geri bildirim almak… Neden mi? Fikriniz, ortama şartlara uymamış, alakasız da olabilir, ama çok yenilikçi çok büyük çok iddialı da olabilir. İşte bu yorumlar size yol göstermelidir. Aslında Slicon Valley böyle inanılmaz duvarlarla karşılaşan ama sonra fikri metodolojiyle birleştirip sonuca...

İstanbul Business School

“İŞ DÜNYASINDA FARK YARATMAK İÇİN İÇ DÜNYADA FARKINDALIK” Geçen haftalarda İstanbul Business School’un söyleşilerine katıldım. Sloganları ise; “İş dünyasında fark yaratmak için, iç dünyada farkındalık!” idi. Bu eğitimleri özel bir isim vermektedir; Yogesh Sharda. Biraz tanıyalım!. Afrika’da doğmuş ve Londra’da büyümüş olan Yogesh, Hindistan kökeniyle uluslararası bir ruh taşımaktadır. 20 yılı aşkın bir süredir Kişisel Gelişim Eğitmenliği ve atölye çalışmaları yöneticisidir. Üniversite, yerel yönetimler, şirket ve gençlik organizasyonları için 1000 ‘in üzerinde seminer ve atölye çalışmasını, Kıta Avrupası, İngiltere ve ABD ve Hindistan gibi ülkelerde gerçekleştirmiştir. Stressiz yaşam, olumlu düşünme, kendini keşfetme, içsel liderlik prensipleri, duygusal...

Ofiste Nasıl Giyinmeli? – 2

Peki özellikle önereceğiniz giyim şekli ve ofiste dikkat etmemiz gereken unsurlar nelerdir ? Tipik resmi iş kıyafetlerinin avantajı dinleyicilerin direkt sizle gözlerinize bakmasını sağlamaktır. Koyu renkli bir ceketin altına giyilen açık bir bluz yüzünüzü aydınlatır. Zıt renkte bir fular ise bu etkiyi arttırır. Kırmızı bir fular ise dinleyicilerin gözlerinin üzerinizde olmasını sağlar. Buna karşın, parıltılı bir kemer yada kemer tokası gözleri belinize çeker. Açık renkli çorap ve ayakkabılar ise ilginin kadınların bacaklarına yoğunlaşmasını sağlar. Parlak düğmeler, kocaman broşlar ya da çarpıcı mücevherler de göz alır. Aynısı tül, parlak ve dar giysiler için de geçerlidir Dinleyiciye...

Ofiste Nasıl Giyinmeli?

Bu gün sizlerle hayatımızda çok büyük bir psikolojiye ve öneme sahip olan bir konu üzerine bir çalışma paylaşmak istedim aslında hepimizin de ilgi alanına giren ve dikkat etmemiz gereken küçük ama iş hayatımızda büyük önem kazanan konudur ofis modası!.. Bu moda iş hayatımızda nasıl fark yaratır ve neden dikkat etmeliyiz bunlar üzerine düşünelim, Ofis kombinleri her daim popüler olan konular arasındadır. Bir odaya ilk defa girdiğinizde içerdeki daha önce tanışmadığınız insanların sizin ve yetenekleriniz hakkında fikir sahibi olmaları sadece birkaç saniyeyi alır. Bir söz söylemenize gerek yok; insanlar sizi siyah deri giymişseniz farklı, lame giymişseniz...

Beyninizdeki Database’i Yönetin! – 2

Yüksek güven sahibi olun!: Beyniniz muhteşem bir sırlar dünyası, siz nasıl düşünürseniz beyniniz size onu sunuyor, beyninize hükmetmekle siz aslında hayatınıza yöne veriyorsunuz!. Bunu yönetmekte sizin elinizde, siz nasıl düşünürseniz beyninize verdiğiniz mesajlarla size onu yaşatır. Hafızalarını kontrol altında tutmakta zorlanacaklarına inananların, gerçekten zorlanacaklarına yönelik araştırmalar olumlu sonuç vermektedir. Dolayısıyla siz nasıl düşünürseniz o’ sunuz! Beyninizi gereksiz yere meşgul etmeyin!: Basit işleri hatırlamak için teknolojiden yararlanın!. Beyninizi daha kaliteli verimli daha zor işler için kullanın. Unutmayın, beyin mucizevi ve sırlarının sadece %6 ‘sını kullanmayı bildiğimiz daha çözülememiş muhteşem bir kutu. Öğrendiklerinizi sürekli tekrarlayın!: Uzun süreli...

Beyninizdeki Database’i Yönetin!

Birçok başarılı iş adamı ve CEO’nun beyinlerini yönetme şekli tek başına bir başarı formülü olarak nitelendirilebiliriz. Bu yöntemler pek çok CEO’ya göre değişse de çoğunun zihinlerini belli odaklar belirleyerek çalıştırdıkları aşikardır. Bilgileri sırasıyla, listeliyorlar, programlıyorlar ve arkaya atıyorlar, gerekli gördüklerinde nasıl kodladıklarını bildikleri için geri çağırabiliyorlar. Tabi bu sırada uzun aralar vermiyorlar bu beyin jimnastiğine!. Bilgiyi en çok zihinde tutma şekli hikayeleştirmek. Yani soyut değerlendirmeden somut ve bilinen deneyimlere dönüştürüyorlar. Bu hikaye oluşturmayı da kendinize göre şifreler vererek, hatırlamak için ise rutin tekrarlayacağınız bir gün olabilecek belirli bir gün seçin. Taze bilgiyi ve her an...