BUNLARI GÖRMEZDEN GELMEYİN

Kurumsal yaşamda en çok karşı durduğum tavırlardan biri de, gelişime önyargılı olarak bakmaktır. Bu sefer kuşak farkının detaylarına girmeden şunu söylemek isterim ki, aklın yeni sınırlarını keşfetmek gerekir. Stretejik öneme sahip yöneticilerin de bu gelişen ve rağbet gören alanlara engel olmak yerine yol gösterip destekleyici olmasını bekliyorum. Gelişen bir ülkenin ön safhalarında yer alan firmaların bu sayede rekabet ederken fark atacağından eminim. Biraz daha spesifik konulara girmeliyim. Peki, nedir bu yeni popülerlik kazanmış ve desteklendiği zaman yaratıcılıkta sınır tanımayacak alanlar örnekleyerek anlatayım. Herkes tarafından kabul görmüş, tekdüze, prototip haline gelmiş herşeyden uzak; tasarımcı gençlik var...

Gerçeğe Uyanmak!

İş hayatında o kadar başarılı şirket varken ön sıralarda yer almak için her bir adımda double check yapıp öyle hareket etmek gerekir. Eğer kararınızın ciddiyeti geniş bir çevreyi etkileyecekse, ekibinizdeki diğer üyelerin fikrini alıp son kararı öyle vermeniz gerekir. Bunları zaten biliyoruz değil mi!.. Tamam…Şimdi benim asıl uzmanlık alanıma, ilk hareket noktama geri dönüyüm sosyolog tavrımla bakıp “bilineni bilmedikleştiriyim”. Aslında biliyoruz; ama uygulama sadece otonom olarak hareket ediyoruz bu ise profesyonelliğe yakışmıyor. Duygularımız bizi kontrol ediyor. Bu ise anlık kararlara yöneltiyor. Tepe yöneticilerden her zaman olgun ve sağduyulu bir yaklaşım tavrı beklenir. Bu aile şirketlerinde...

İşveren Markanızla Öne Çıkın!

Büyük bir değişim dönemini yaşadığımız bir döneme girmiş bulunmaktayız. Ayakta kalabilmek için sadece şirketin varlığını sürdürmekten ziyade değişime ayak uydurmak bu değişim içinde yapılan çalışan değerleme önerisiyle de ilkler arasında olmak zorundasınız!.. Çünkü yaşadığımız dönemin getirisi olarak bütünsel olarak düşünüp mükemmeli sunmanız gerekmektedir. Mükemmeli hayal etmek sizi mükemmele yönlendirir. Bunu mevcut durumun analizi (teşhis), hazırlık (planlamanın yapılması, takımların oluşturulması vb.), işveren markasının oluşturulması (mevcut durum ve vizyonu dengeleyecek şekilde), uygulama, pazarlama ve geliştirme aşamaları izliyor. Farklılaşma konusundaki adımlarınızda ise iddia derecenizi siz belirlemelisiniz, aslında ne istediğinizi bilip ona göre davranmanız gerekir, çünkü altını dolduramadığınız iddialı...

NLP – 2

Açılma Hareketi: Ellerin ayaları karşı tarafa bakar ; iletişime açığım, anlattığım şeyi karşı tarafa duyurmak istiyorum ve bundan hoşnutum, kollarımın içi ve eller görünüyor, Kapanma : Sabitleme: Kaşımak: Okşamak: Beden dilinde eller joker bedenin müziğini çalan eller açık mı, kapalı mı? Hangi bölgede duruyor ve parmaklar önemli. Başparmak: ok, olumlu, İşaret parmağı, Ben, dikkat çekmek, Orta Parmak: Cinsellik, yaratıcılık Yüzük Parmağı: Bir olmak, şefkat, sevgi bir başkasını sevme duyguları Serçe: Kişinin kendisini sevdiği yer kendi kalbine bağlandığı yer. Kural: Kişi ön tarafa doğru bakıyor ve ellerini bedeninin önünde olan yerde konumlandırılıyorsa olaya yaklaşmak istediğini; eller...

Dikkat Edin Bedeniniz Sizi Ele Verir

Sözün etkisi %7, sesin etkisi %38, beden dilinin etkisi %55 tir. İnsanlar sizin ne söylediğinizi sadece %7 dinler ve %93 oranında nasıl söylediğinize bakarlar. Beden dili bu nedenle önem arz eder. Bu yazımızda size vücudunuzun hangi hareketlerle neler anlattığının açıklamasını yapacağız. Yüzde mevcutta 3 bölgeye bakarsınız. Yüzde alın arasındaki üçgen, buna “resmiyet bakışı” diyoruz. O zaman “hımm benim biraz uzak durmam lazım” diyor. “Yakınına giremem benimle mesafeli” diyor. “İletişim bakışı” Gözlerle ağız arasındaki üçgen. Karşıdaki kişinin bilinçaltı “Benimle diyolog ve iletişim kurmak istiyor” der. Dudaklarla göğüs arasındaki üçgen “flört bakışı” duygusal beklenti içerir. Duyusal bir...