MCT’nin Ardından Akılda Kalan Soru: Siz Bu Değişimin Neresindesiniz!

İçerikle konsept öyle güzel eşleştirilmiş halde sunuluyor ve içindeki sürprizler o kadar güzel bir zamanda karşınıza çıkıyor ki belli diyorsunuz bu güzel bir ekibin bilgilerini nakşetme hali. Muhteşem bir MCT projesi olan insan kaynakları zirvesini daha geride bıraktık… Hakkını verip bütün oturumlara girenler genellikle şu cümleyi rahatlıkla kuranlardan olurlar “Zirve öncesindeki benle zirve sonrasındaki ben aynı değiil!” Şüphesiz ki Başarılı bir zirvenin en önemli maksadı akılda kalmaktır. Benim de aklımda kalanlar var paylaşmak isterim… Mesela Tanyer Sönmezer ile başlayalım. Nesnelerin interneti Blockchain diye bir şey çıktı: Nedir bu blockchain? Bitcoin ile hayatımıza girdi ve son...

PROVAKATİK Zirveye Sosyolojik Yaklaşım – 2

Aslında provakatif, politik terim gibi algılanır ve kışkırtmak anlamına gelir değil mi!. Mesela yakın zamanda gündemimizde uzun süre yer alan sosyoloji tarihine bir olgu olarak geçmiş olan büyük bir simgedir; “gezi parkı”. Bu durum hiçte politik olmadan tamamen insani duygulara atıfta bulunmak için bir “illüzyonist”, profesyonel bir lider tarafından yorumlandı. (Sn. Tanyer Sönmezer) Çoğunluğun bakamadığı taraftan bakmak tabî ki de alkışlandı, hiçbir politik unsura malzeme yapmadan tamamen lider kimliğiyle özel sektördeki deneyimiyle anlattı. Provakatif bir konu ezber bozan şekilde sosyolojik olgu olarak tanımlandı ve o şekilde anlatıldı. Bazen toplumun hareketini doğru yorumlayabilmek için sosyoloji bilmek...

PROVAKATİK Zirveye Sosyolojik Yaklaşım

Geçtiğimiz hafta büyük bir ses getiren İnsan Kaynakları Zirvesi üzerine sizlerle sesli düşünmek istedim. Bu zirve nasıl ses getirmeyi başardı! Dinleyicileri ne yönde etkiledi? Gerçeği nasıl yorumlayıp, nasıl düşünmeye davet etti? Diğerlerinden farkı neydi? Başlık içeriğe yansımış mıydı? Peki, insan kaynaklarında gelinen son nokta neydi, geleceği nasıl nereye kadar tasarlayabildi? Takipçisiyle hangi noktalarda etkileşimi çok oldu? Sorunsalı neydi? Fark yaratanlar kimlerdi? Bunları sorgularken buldum kendimi! İnsan kaynaklarının misyonunun üzerinden geçerken; konuşmacıların bu misyonun gerektirdiği eylemi yapıyor musunuz!, diye eyleme geçirici tavrı bir uyanıştı, harekete geçirme isteğiydi, devrim diye nitelendirdiğimiz sürecin “ta kendisiydi”… Temanın sosyal medya...

PROVAKATİK Zirveden Ezber Bozan Duruşlar – 3

John Mattone Konu her zaman yetenekti ve hep öyle olacak!. “İnsan sermayesi en değerli varlık, en iyi çalışılmak istenen şirket kriteri şimdiye kadar 3 kere değişti, Kendinizi sorgulamalısınız!, İnsan simgesinin gerçekten fark yarattığına inanıyor musunuz… ve kucaklıyor musunuz!... ve uyguluyor musunuz! Cesaretten bahsediyorum, Bu sonuca ulaşabilme cesaretiniz var mı bundan bahsediyorum. Operasyonel düzeyde başarılı olmak için e gerekiyor? Bunun için en iyi şirketler bunu sorguluyor. Gelecekteki liderleri nasıl seçicez ve nasıl belirleyeceğiz bunu düşünün. Geleceğin liderleri sizsiniz!. Aslında insan kaynakları şirkette çalışanların en üst noktaya ulaşabilmeleri için orada yer alıyor. İyi oyuncuları kötü oyunculardan ne...

PROVAKATİK Zirveden Ezber Bozan Duruşlar – 2

Sonraki ezber bozan konuşmacı Adam Kahane “Aşk, iktidar ve değişime dair” ile bizlerleydi. ”Sevgisiz güçten ve kansız sevgiden kaçmalıyız. Gücün ve sevginin yapıcı ve yıkıcı tarafları var. Çağımızda yaşanan sorunların temel kaynağı gücü sevgisiz, sevgiyi de güçsüz kullanmaya çalışmak mı? İkisini dengelemenin bir yolu yok mu? Sevgini üretici tarafı gücün yapıcı tarafı öne çıkmalı. Sevgisiz yıkıcı güç zarar veriyor. Gücü ve sevgiyi beraber kullanmak için; farkındalık –zayıf tarafımızı güçlendirmek. Bu nedenle önce kendi içimizde gücü ve sevgiyi fark edelim, ikisinin de önemine inanalım, bizde hangisi zayıfsa onu geliştirmeye başlayalım. Gücüyle öne çıkan insanların sevgisini, sevgisiyle...

PROVAKATİK Zirveden Ezber Bozan Duruşlar

12-13 Şubat’ta ProvakatİK Zirve düzenlendi. Bu Zirve normal bir İK zirvesinden çok; duruşu, misyonu, tavrı olan, rutini sorgulatan, vizyon oluşturan “ezber bozan”, devrim niteliğinde bir sürece tanık oldurtan ProvakatİK bir İnsan Kaynakları Zirvesiydi. Provakat duruşa sahip olmak, yol-yöntem göstermek, bu düşünceler doğrultusunda kitleyi harekete geçirmek herkes gibi düşünmemek, konuya birde bulunduğun yerden sıyrılıp geniş çaplı bakabilmek, sorun odaklı değil çözüm odaklı olmak genel bilgi dağarcığının bir tık ötesinde bilgi gerektirir. Ezber bozmak farklı olma cesaretini göstermek, sıradan çıkmak, alışılagelmişin dışına çıkmak, farklı söylemler üretmek demektir. ProvakatİK zirvede eski alışılagelmiş bir düzen yerine postmodernist yaklaşımla, konuşmacılar...

Beklentilerimizi Sorgulayalım! – 2

Karşınızdakini asla küçük duruma düşürmeyin!: Bir birey utandırıldığı ve küçük duruma düşürüldükten sonra bu duruma neyin neden olduğunu hatırlamaz, hatta bütün öfkesini kendisini toplum içinde küçük düşüren kişiye yönlendirir. Bu dakikadan sonrada sağlam iletişim kurmanız imkansız hale gelir çünkü köprüleri atılmıştır. Önyargılardan oluşan dev bir duvar örülmüştür. Yanlışlara değil, doğrulara odaklanın!: Geleneksel ve dar bir anlayıştır; hataları düzelterek doğruları vurgulamak, bırakın yanlışlarla zaman harcamayı, “yanlışlara değil doğrulara odaklanın”. Sürekli pozitif enerji yayarak, olumlu konular üzerinden örnekler vererek anlatımlarda bulunursanız, çevrenizdekilerin algısı size yönelecektir, ortamın enerjisini ve modunu yükselteceksinizdir, Motive edici konuşmalar her zaman seçilen ve...

Beklentilerimizi Sorgulayalım!

İnsanların “kendini tanıması” ve beklentilerinin farkında olması birçok anlamda önemlidir. İlk başta sosyal çevremiz açısından bu farkındalık, ilişkilerimizi daha sıcak ve anlamlı kılar. Karşınızdakinin farklı olan kişiliğini kabul edin: Karşınızdakini değiştirmeye çalışmayın! İnsanlar ilk başta yanına yaklaşan kişileri güven testinden geçirir!. Kimi sorularıyla, kimi gözlemleriyle, kimi tavırlara verdikleri ayrıntılarla uygular bunu. Bir insanın davranışını reddetmek, onun kişiliğini reddetmektir. Bu nedenle eleştiri hoş karşılanmaz ilk başlarda. Güven kazanıp kabul alıp birisine yaklaşınca olumlu yönlerden giriş yapılıp sonra olumsuz taraflar belirtilebilir. Zaten bireyi farklılığıyla kabul etmek gerekir. Her insanın aynı yapıda olması beklenmemeli. Bir insanın bütün tavırları...