Zor İnsanlarla Başa Çıkıma Teknikleri

İşlerini söz verildiği gibi teslim etmeyenler, toplantılara gelmeyenler, görüşlerine şiddetle bağlı kalan ve işbirliği yapmayı reddedenler, sorumlu oldukları işe geri adım atan insanlar ve daha fazlası. "Bu insanlar neden bu kadar zorlar?", "Neden Bu insanlar bu kadar sorumsuz!", "Bu insanlarla bir daha asla çalışmak istemiyorum!" Diye düşündüğümüz zamanlar çok olmuştur. Bir süre sonra bu insanların her yerde olduğunu anlayıp, nereye giderseniz gidin, onlardan asla uzaklaşılamayacağını farkedeceksiniz. Elbette, bir veya iki zor kişiden kaçınmak mümkün olabilir, ama karşılaştığınız 3., 5., 10. Olunca ne dersiniz? birinin karşıt bir görüşü olduğu veya zor olduğu her seferinde istifa etmek...

Misyonunuzu Keşfetme Yolculuğu

1) Kendi yaşam zaman çizelgenizi oluşturun. Ulaştığınızı ve ulaşmak istediğinizi düşündüğünüz tüm önemli hedeflerinizi yazın. Buna karşılık, Hayatınızda zaten olan ve sizi şekillendiren veya etkileyen olayları yazın. Hayat sorun veya talihsizlik getirdiğinde, inanç sistemimizi şekillendirir ve farklı düşünmemizi sağlar, ama aynı zamanda o süreçte bizi de biz yapar. Listelediğiniz şeyler aslında bütün cesaretinizle yapmak istediklerinizle belki de kimseye söylemediklerinizle sizsiniz. Zaman çizelgenizdeki geçmişi açıklığa kavuşturmak için biraz zaman ayırın. Bir zaman çizelgesi, yaşamınızdaki önemli olduğunu düşündüğünüz geçmiş olayları işaretlemek için inanılmaz derecede nesnel bir yöntemdir.  Kendinizin psikoloğu olmayı öneriyorum aslında. Basit, gerçek ve geçmiş olaylardan...

Bilinçaltınızı Siz Yönetin

Hayatın akışı içerisinde hayatın değerini, anlamının sorguladığımız anlar sadece hayattan büyük bir “sille” yediğimiz ya da çok ağır tecrübeler aldığımız zamanlara denk gelir. İşte biz bu yazımızda büyük adımlar atmamıza olanak sağlayacak, hayatımızın tümüne etki edecek kararlarımız için beynimize doğru ve pozitif kodlama yapacağız. Herkesin bu hayatta belirli rolleri ve bunun sonucu olarak sorumlulukları vardır. Biz de hayatın bize verdiği bu görevlerin altında ezilerek belirli bir rutinde yaşıyoruz. Kendimize kısa ve uzun vadeli hedefler koymadığımızdan dolayı da için de hayat amacımızın olmadığı fikrine kapılarak hissediyor ve her bir olumsuz durumda yakınmaya başlıyoruz. Böylelikle yaşama zevkimizin...