işte koro, işte işveren markası

  İşveren markası üzerine araştırma yaparken; yeni oluşumlara ve çalışan motivasyonunu temel alarak işveren markasına hizmet eden projelere rastladıkça keyifleniyorum. Çalışma hayatında “insana değer” veren her proje beni heyecanlandırıyor.  İşte şimdi de bunlardan birinin haberini paylaşmak isterim sizlerle… Adına yakışır bir hitapla sunuyum istedim. Karşınızda İŞTE KORO… Şirketlerde eğlencenin ne işi var dediğinizi duyar gibiyim. Oysaki şirketler para kazanan bir makineden ziyade yaşayan birer organizma. Çalışanlarınıza, bir çalışma ortamı vermekle bitmiyor. Çalışan motivasyonu, çalışanın kendini değerli hissetme ihtiyacı, iç iletişim kalitesi konuları insan kaynakları departmanlarının üzerinde çalıştıkları konular haline geldi. Tıpkı bir fideye verilen ilgi ve özen…

Gerçeğe Uyanmak!

İş hayatında o kadar başarılı şirket varken ön sıralarda yer almak için her bir adımda double check yapıp öyle hareket etmek gerekir. Eğer kararınızın ciddiyeti geniş bir çevreyi etkileyecekse, ekibinizdeki diğer üyelerin fikrini alıp son kararı öyle vermeniz gerekir. Bunları zaten biliyoruz değil mi!.. Tamam…Şimdi benim asıl uzmanlık alanıma, ilk hareket noktama geri dönüyüm sosyolog tavrımla bakıp “bilineni bilmedikleştiriyim”. Aslında biliyoruz; ama uygulama sadece otonom olarak hareket ediyoruz bu ise profesyonelliğe yakışmıyor. Duygularımız bizi kontrol ediyor. Bu ise anlık kararlara yöneltiyor. Tepe yöneticilerden her zaman olgun ve sağduyulu bir yaklaşım tavrı beklenir. Bu aile şirketlerinde…