11. Liderlik Zirvesine Sosyolojik Bakış

Zirveye dair tüm konuşmacıların söylemlerini bu yazı dizisinde itinayla sizinle paylaşmaya çalıştım. Konuşmacıların, önem verdikleri noktaları, yapılan vurguları, üzerinde durulan konuların bazen tekrar edilmiş olsa bile sizinle paylaştım. Ben “bilgi’yi” paylaşmaya çok önem veriyorum. Bilgi çağında da bu şekilde bir yaklaşım tarzını herkese öneriyorum. 11. Liderlik Zirvesi sosyal medyayı çok iyi kullandı, sadece konuşmacı ve katılımcılara ulaşmak değil de var olunabilecek her platformda kendini gösterdi. Facebook üzerinden sloganı için yarışma düzenledi, Twitter’da bunları paylaştı, ayrıca # liderlikzirvesi ile bilgilerin akışını yönetti, diğer sitelerde de zirve sırasında bu şekilde varoldu. Bu zirvede başarı sahipleri ve alanında…

11. Liderlik Zirvesine Dair Notlar – 3

Sırayı “Nasıl başardılar? Yurt dışındaki En güçlü Türk yöneticilerden Başarılı Yönetim ve Yöneticilik Rehberi” konulu panel aldı. Kerem Taş’ın söylemleri şu şekildeydi: “Her şirketin kendine has bir kültürü vardır. Çalıştığınız bölgelerin kültürünü tamamen adapte etmek gerekir. Burada Mercedes markasının 2015- 2016 hatta daha ileri dönemlerin aylık raporlarını sorarken Ortadoğu’da yarının sözünü alamıyoruz. Türkiye’de aynı şeyleri düşünüp ağlarken Ortadoğu’da aynı şeyleri düşündürmek bile zor.” Nasıl başardınız sorusuna “Bolca beyaz saç!..” diye cevap verdi. Biz başkalarını değiştiremeyeceğimize göre bizim adapte olmamız lazım. Aslında her yerde temel olarak yaptığım şey üst düzey diplomasi. Ahmet İplikçi ise: “İngiltere Türkiye’nin…

11. Liderlik Zirvesine Dair Notlar – 2

Sırayı bi panel aldı. Burada en beğenilen şirketlerin lider yöneticilerinden taktikler verildi. Konuşmalarda öne çıkan vurgular ise şu şekilde: Panelde Gülden Berkman, bazı yetilerin üniversite etiketini hiçe saydırabileceğini belirtti. Bunlar: zeka, ortam kavramı, değişikliğe ayak uydurma, sonuç odaklı çalışma. Serdar Urçar ise branşın hiçbir önemi olmadığını, bir yerden sonra geçmiş değil de oyunu nasıl oynadığınızın önemlidir dedi. Meral Eredenk ise: Lider doğulur mu olunur mu? sorusuna; “Bazıları doğuştan biraz daha istekli ve yetenekli” dedi. “İş hayatında lider olabilmek için çok iyi bir işverenle çalışmanız zorunlu değil, iyi olmayan yöneticinin de olumsuz özellikleri size nasıl iyi…

11. Liderlik Zirvesine Dair Notlar

Geçen hafta, sloganı “Yönetim, Yöneticilik ve Liderliğe Herşey” olan, 11. Liderlik Zirvesi gerçekleşti. Son derece bilgi dolu, proaktif, verimli çok başarılı bir zirveydi. Bu yazımda Zirve’den sizler için konuşmacıların sözlerinden alıntılar ve özetler yapmak istedim, çünkü kendi adıma profesyonel hayatımda uygulayacağım birçok tüyo aldım. Konuşmacıların sözlerine geçmeden önce Liderlik Zirvesi’ni gerçekleştiren Eduworks’ün sosyal medyadan takipçilerini başarılı şekilde yönlendirmesi ve sosyolojik olarak değerlendirmesi yazımın sonunda yer alacaktır. Konuşmalara geçelim: İlk konuşmacı muhteşem aurası ve dev bilgi birikimiyle Sayın Asım Kibar’dı. Söylemleri ise paha biçilmezdi ve sloganlar halinde aklımda yer etti. Her bir tavsiyenin ardında arkasında 87…

Kendi Alanınız da En İyisi Olun

Rekabet ortamında başarılarınızla anılmak ve akla gelen olmak istiyorsanız, bir konuda en iyisi olmak zorundasınız. Küçük bir şirket de olsanız, büyük de seçtiğiniz strateji genellikle sahip olduğunuz temel yetkinlik denilen şeyin çevresinde dönecektir. Önemini vurguladığımız konu aslında şöyle açıklık getirebiliriz: İnsanlar belirli bir faaliyet ya da ürün üzerinde yoğunlaşan kişilerden etkilenirler. Hatta öyle ki zaman zaman hak ettikleri değerleri aşan ölçüde bilgi ve deneyim atfetme eğiliminde olurlar. Uzman denilince akla gelen tanım şu şekildedir. “Özel bir alanda çok eğitim ve bilgi sahibi olan kişi” Bu tanımdaysanız bu algılanış biçimini kullanın! Bunun tersine düşünecek olursak: ne…

Siz Yön Verin

Hazır bilgi öğrenilmesi kolay olan “hap” bilgidir. Siz içeriği hazırlasınız sadece sunuma biraz daha özendiğinizde o artık hedef kitlenize ulaşmıştır. Ağızdan ağza yayılma, birinin bir başkasına neyin o günlerde moda olduğunu söylemesiyle gerçekleşir. Bu önemlidir, çünkü Amerika kaybedenleri sever, ama insanlar kazananlardan yana bahse girer. Aslında büyük oynamaktan çekinmenin arkasındaki neden, her zaman gözde kalamayacaklarından korkmalarıdır. İddialı olmadıktan sonra zaten piyasada kalamazsınız, durdurmazlar. Sürecin tanımlanamayacak kadar hızlı bir rekabet ortamına sahip olduğu bir yerde, başarısız olmaktan çekiniyorsunuz, ön planda olmaktan da çekiniyorsunuz. Sektör riski çok iyi yönetenleri “peak” noktaya çıkarır. Listede “top” noktada olanlar hiçbir…