Kendimden…

Son paylaşımlarımın yoğun etkinlik içerdiğini fark ettim ve bu yazımda kendimle ilgili paylaşımda bulunmak istedim. Genel olarak bir trendsetter olmaya eğilimli bir halim vardır. Üniversitede seçtiğim bölüm ya da iş hayatımdaki yönelişlerim hep buna örnektir. Sosyoloji okurken de, insan kaynaklarında profesyonel olmaya karar verdiğimde de, Miami’de 3.5 yıl yaşayıp emlak sektöründe söz sahibiyken de, işveren markasını geliştirmek için ve tanıtmak için projeler ürettiğimde de hep öncülük etmeye ve yol göstermeye çalışırken buldum kendimi, sonra da bu alanlar hep yoğun ilgi gördü. Sosyoloji bölümünün içeriğini araştırdığımda ve o zamanlar Beşiktaş’ta yer alan Mimar Sinan Üniversitesi’nde toplum...

Biraz Sağduyu – 2

Anlam verme: Her olumlu gelişen olayın arkasında birilerinin iyi niyetinin, hoşlanmadığımız her olayın karşısında da birilerinin kötü niyetinin olduğunu “düşünebiliriz”. Sürekli bir anlam verme dürtüsü vardır peşimizde mantığımıza anlatmaya çalışırız her daim. Bir durumun bilinçli bir eylemin sonucu olmadığını kabul etmek zordur. Sosyolojinin bu kişiselleştirilmeye çalışılan dünya görüşüne karşı bir dik duruşu vardır. Biz farkına varmadan sosyolojik olarak düşünürken insanlığın devinimsel halini, sosyoloji davranışlarımızın o arkasında yatan gerçeklikleri, yani insanların karşılıklı bağımlılığının çok katlı ve grift ağlarını çözümleyerek anlamlandırmaya çalışır. Bilmedikleştirme: Sosyoloji “sakinler” içerisinde herkesin yanıtlamaktan çekindiği, sorulduğunu bile hatırlamadığı sorular sorar, yani o rahat,...

Biraz Sağduyu

Bu konuyu, insanı erdemli yapan özellik olduğu için önemle vurgulamak istedim. Normalde bu cümle en zor ve en karışık zamanlarda kendimize yönelmek ve durumu sağlıklı sorgulamak için söylediğimiz bir ünlem cümlesidir. O zaman bunu birde sosyolojik açıdan değerlendirelim. Bu bizi erdemli kılan özellik incelenmeye değer!.. Normalde mezun olduğunuz bölüm sorulduktan sonra “mezun olduktan sonra ne işine yarayacak?” diye bir soru cümlesiyle karşılaşırız!.. Çok değerli bölümler vardır ve siz kendinize göre bir yol, yöntem belirlemişsizindir ve sizin verilecek klasik olan cevaplarınız vardır!.. Bu soru bana sorulduğunda “yalnızca kendimi geliştirmek için okudum” derdim… Benim üniversiteyi okurken herkesten...

Davranışlarımız Ne Kadar Önemli! – 2

Bilgi ile bir yerlere gelip sorumluluk alabilirsiniz, ama gözünüz yükseklerdeyse; önce kişisel gelişiminize önem vermelisiniz. İşinizde başarılı, sağduyulu, beden dilinizi çok iyi kullanan, çevrenizle ilişkilerini yönetmekte başarılı bir bireyseniz, yöneticiliğe güçlü bir adaysınız demektir. Nasıl davranacağımızı, hayatımıza nasıl yön vereceğimizi aslında sadece kendimiz belirleriz. Şuan hangi konumdaysak; bu tamamen bizim başarımız ya da başarısızlığımızdır. Başarılı olmak istiyorsak ilk önce hatalarımızın kaynağının kendimiz olduğunu kabul etmemiz gerekmektedir. Hataların kaynağına inip, çözümlememiz ve bir daha aynı hataya düşmemek için yol belirlememiz gerekmektedir. Hayat birçok hatayı yaşamamız için çok kısa, etrafı yorumlamamız bu anlamda önem kazanmaktadır. Empati ile...

Davranışlarımız Ne Kadar Önemli!

Belirli bir topluluğa, gruba dış görünüşle girersiniz ama iç görünüşünüzle devam edersiniz!.. Davranışlar iç görünüşünüzü dışa yansıtan aynadır. Dolayısıyla siz bir bütünseniz, davranışlarınızdan da sorumlusunuzdur hem de aslında dış görünüşünüzle eşit önemde. Sizin için kendinize saygınız dışarıya saygınızdan önemliyse ki; böyle olması gerekiyor çünkü hiçbir şey sizden daha önemli değil, dolayısıyla davranışlarınızı yönlendirmeye önem vermeniz gerekmektedir. Davranışlar doğuştan elde ettiğimiz alışkanlıklar bütünü değildir. Davranışlar doğa, toplum, birey üçlemesinin birbiriyle etkileşiminin bir tezahürüdür. Dolayısıyla ikizler bile genlerinden getirdikleri özellikler ve bütün aynılıklara rağmen başka sosyo-kültürel çevrelerde yetiştirildilerse davranışlarında bu farklılığı gözlemleyebilirsiniz. Dolayısıyla bize yarar sağlayabilecek durum...